Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2954 E. 2013/8577 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2954
Karar No
2013/8577
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davalı ... Temizlik Gıda Mad.İnş.San.Ltd. Şti’nin temyizi yönünden; 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.Fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 427 ilâ 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi ve temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç vetemyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK'nun 434/3.maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen (HUMK'nun 432/4), temyiz defterine kaydı yapılmayan (HUMK'nun 434/3) kararlar kesinleşmiş olur. Somut olayda karar davalı ... Temizlik Gıda Mad İnş San Ltd Şti vekiline 03.12.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalının temyiz talebinin 8 günlük temyiz süresinin son günü olan 11.12.2012 tarihi geçtikten sonra 25.02.2013 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin HUMK'nun 432/4.maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle REDDİNE karar verilmelidir. 2-Davalı Sağlık Bakanlığı temyizine gelince; Davacı, bilgisayar otomasyon bölümünde 01.01.2005-29.11.2010 tarihleri arasında 28 gün 10 ay 5 yıl çalıştığını, askerlik görevi nedeniyle iş akdinin sona erdiğini, çalıştığı son bir yıl bir gün çalışıp bir gün dinlendiğini, daha önceleri ise bir gün çalışıp 48 saat dinlenerek çalışmalarını sürdürdüğünü, çalışmasına saat 08,00' de başladığını, fazla çalışmalarının karşılığı olan ücretlerini alamadığını ileri sürerek mahkemeden kıdem tazminatı ile fazla mesai, resmi tatil alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir. Davalı Bakanlık, davacının alt işverenin çalışanı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, ... Temizlik Şirketine usulüne uygun tebliğ yapılmış ancak duruşmalara katılmamıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur. Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Mahkemece fazla mesai alacağı konusunda sadece tanık anlatımlarına itibar edilmişse de, çalışmanın geçtiği işyerinin asıl işvereni olan Osmancık Devlet Hastanesi’nin kamu kuruluşu olduğu dikkate alındığında, işçi çalıştırma ve çalışma usulleri kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu bu nedenle davalı bakanlığın alt işvereni işçilerin çalışma düzeni ve günlük çalışma saatlerine yönelik olarak yaptığı düzenlemelerin bulunup bulunmadığı, alt işveren tarafından yüklenilen işte çalışan otomasyon çalışanlarının çalışma saatlerinin belirlenip düzenleme yapılıp yapılmadığı, işyerinde giriş-çıkış kayıtlarının tutulup tutulmadığı araştırılmalı ve varsa bu belgeler getirtilmeli ve bütün deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirketin temyiz dilekçesinin reddine, istek halinde temyiz harcının davalı şirkete iadesine, kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2954, K. 2013/8577, T. 09.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-2954-e-2013-8577-k-fbdba753917b