Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2667 E. 2013/8869 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/2667
- Karar No
- 2013/8869
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, işverenin kıdem ve ihbar tazminatını ödememek için kendisi hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu ve bu iddialara bağlı olarak haksız olarak iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve bayram tatili ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren, kapıcı olan davacının apartman sakinine ait telefon hattından bağlantı yaparak kendi yakınlarını aramasından dolayı haklı sebeplerle sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, fesih nedeni olan olaya ilişkin olarak yapılan ceza soruşturmasında davacı hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verilmiş olması ve fesih nedeninin ispatlanamamış olması nedeniyle feshin haksız olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez. Somut olayda; kapıcı olan davacının apartman içerisinde bulunan telefon kutusuna müdahale ederek, davacı tanığı olarak dinlenmiş olan apartman sakini ...'ye ait telefon hattına paralel bağlantı yaparak kendi yakınları ile görüşme yaptığı gerekçesi ile davacının iş sözleşmesi feshedilmiştir. Fesih nedeni olan olay davacı tanığı ... tarafından fark edilmiş ve Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur. Telefon hattı sahibi olan ... gerek soruşturma dosyasında müşteki olarak verdiği ifadesinde, gerekse de tanık olarak alınan ifadesinde " 2008 yılı şubat ayında oturduğum daireye taşındım ve yeni telefon bağlattım ancak telefondan cızırtılı sesler geliyordu Birkaç kez Telekom’a müracaat etmeme rağmen herhangi bir arıza tespit edemediler, bir gün ben evde yokken Kuşadası’ndan Mehmet Korkmaz isimli bir arkadaşım telefon etmiş ve telefona bir çocuk çıkmış, çocukla görüşmesinde telefonun bana ait olup olmadığını sorunca çocuk telefonun kendilerine ait olduğunu söylemiş, bunun üzerine arkadaşım babasının kim olduğunu ve evde olup olmadığını sormuş, çocuk babasının ... olduğunu ve o an için evde olmayıp markete gittiğini söylemiş, bu şekilde telefon konuşmasından sonra arkadaşım aynı gün yeniden beni aradı ve böyle bir durum olduğunu anlattı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu şekilde beyanda bulunan telefon hattı sahibi ... durumu öğrendikten sonra Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye başvurmuş ve 29.05.2008 tarihli yazı ekinde telefon hattının görüşme detayları hat sahibine gönderilmiştir. Görüşme detayları incelendiğinde ise, davacının akrabasına ait telefon numarası ile görüşmeler yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu olayın üzerinden uzun süre geçtikten sonra 29.01.2009 tarihinde, soruşturma dosyası kapsamında Türk Telekomünikasyon A.Ş. görevlilerince telefon hattının incelenerek, telefon hattına müdahale olmadığını tespit etmiş olmaları ve delil yetersizliği nedeniyle soruşturma dosyasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilmiş olması, davacının söz konusu eylemi gerçekleştirmediği anlamına gelmeyeceği gibi, soruşturma dosyasında delil yetersizliği nedeniyle verilen karar hukuk mahkemesini bağlamaz. Telefon hattı sahibi olan tanık anlatımı, tanık anlatımına göre olayı öğrenme şekli ve telefon görüşme detaylarında davacının akrabalarına ait numaralar ile görüşme yapıldığının sabit olduğu düşünüldüğünde, işveren açısından haklı fesih nedenin oluştuğunun kabulü gerekir. Feshin haklı olması nedeniyle, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı değerlendirilerek, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.