Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/24500 E. 2013/18225 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/24500
- Karar No
- 2013/18225
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, işyerinde yapılan organizasyon değişikliği nedeniyle davacının ... ... Boru Üretim Fabrikasındaki görevinden alınarak 17.08.2012 tarihi itibariyle İzmir'in ... ilçesinde kurulu bulunan ... Servis Merkezine atanmış olduğunu, bu hususun 17.08.2012 tarihli yazı ile tebliğ edilmiş ve işçi yapılan görev yeri değişikliğini kabul ederek 22.08.2012 tarihinde işe başlamayı taahhüt etmiş olduğunu, ancak davacı her nasılsa aniden farenjit tanısıyla yeni işyerinde göreve başlayacağı gün 22.08.2012 tarihinden 29.08.2012 tarihine kadar rapor alarak yeni görev yerinde iş başı yapmadığını, ardından 03.09.2012 tarihinden 10.09.2012 tarihine kadar tekrar rapor almış olduğunu, faranjit hastalığının işçinin seyahat etmesini engelleyecek çalışma koşullarını etkileyecek nitelikte ağır bir hastalık olmadığını, davacının dava dilekçesinde 17.09.2012 tarihine kadar raporlu olduğunu ileri sürmüş olsa da raporun İK birimine ulaşmış aslı veya örneğinin mevcut olmadığını, davacının faranjit gibi yatarak tedavi gerektirmeyen ilaçla tedavi olunacak bir sağlık sebebiyle üst üste rapor alarak göreve başlamamakta direnmesi iyiniyetli bir davranış olmadığını, raporların bitim tarihi olan 10.09.2012 tarihinde de işe gelmeyen işçi hakkında durumu tespit eden tutanak düzenlenmiş olduğunu, 11.09.2012 tarihinde de işe gelmeyen işçinin iş akdi devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle tazminatsız olarak feshedildiğini, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, "işçinin sözleşmeyle kararlaştırılan iş yerinin değiştirilmesinin iş şartlarında esaslı değişikliklere bir örnek olduğu, keza işçinin yaptığı işin niteliğindeki değişikliğinde işçi açısından iş şartlarından esaslı değişik olduğu, somut olayda, Davacının, ... ... Servis Merkezi Fabrikasına nakline ilişkin değişikliğin yazılı olarak 17/08/2012 tarihinde davacıya bildirildiği, davacının nakli kabul ederek imzaladığı, 22/08/2012 tarihinde Osmaniye 10 Nolu Aile Hekimliği Biriminden rahatsızlığına binaen 29/08/2012 tarihinde çalışabileceğine dair 7 gün iş göremezlik raporu aldığı, 29/08/2012 tarihinde iş başı yapması gerekirken yeni görev yerinde işe başlamadığı, 10/09/2012 tarihinde Osmaniye 10 Nolu Aile Hekimliği Biriminden tekrar 7 günlük iş göremezlik belgesi aldığı, 11/09/2012 tarihinde iş akdinin davalı İşveren tarafından feshedildiği ve hizmet döküm cetveline göre de 20/09/2012 tarihinde 1108913 sicil nolu işyerinden işe giriş bildirgesinin verildiği, işverenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(h) maddesi uyarınca, görev yerine gitmemekten dolayı ve aynı maddenin (g) fıkrası uyarınca devamsızlık nedeni ile işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkına sahip bulunduğu, her iki durumda da işçinin iş görme borcuna aykırı davrandığı, işçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülüklerinin değil kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekeceği, yan yükümlere itaat borcunun, günümüzde dürüstlük kuralından çıkarıldığını, buna göre, iş görme ediminin dürüstlük kuralının gerektirdiği şekilde ifa edilmesi gerektiği, davacının çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği kabul etmiş olmasına rağmen görev yerine gitmeyerek iş görme edimine aykırı davrandığı, davacının sözleşme ve kanundan veya dürüstlük kuralından doğan edim yükümlülüklerinin ihlali niteliğindeki bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin devam ettirmenin işveren açısından beklenmez bir hal aldığı feshin davacının davranışlarından kaynaklanan haklı nedene dayandığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda davacı, davalı işyerinde üretim işçisi olarak 1 yıl 1 ay süreyle çalışmıştır. Davacının, davalı işyerinde çalışırken 17.08.2012 tarihli yazı ile ... ... Servis Merkezi Fabrikasına atanmış bulunduğu, yeni görev yerinde 22.08.2012 tarihinde işe başlaması istendiği, davacının da belirtilen bu görevi kabul ettiği hususları sabittir. Bundan sonra alınan ilk sağlık raporunda farenjit teşhisi ile 7 gün istirahat verilmiş olup 22-28 Ağustos 2012 tarihleri arasında rapor kullanılmıştır. 03-10 Eylül 2012 tarihleri arasında ise raporlu olduğu davalının kabulünde olup bu döneme ilişkin raporun dosyada yer almadığı görülmüştür. 3.raporun 10-16 Eylül 2012 tarihleri arasında 7 gün süreyle ve yine farenjit teşhisi ile verildiği özlük dosyasından anlaşılmaktadır. Davalı işverenin yazılı fesih bildirimi dikkate alındığında davacının fesih sebebi olan 10-11 Eylül 2012 tarihleri arasında iki gün üst üste devamsızlığı olduğu, ancak dosya kapsamındaki sağlık raporları dikkate alındığında davacının bu tarihlerde raporlu olduğu ve raporlarının da şahsi dosyasında bulunduğu, dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Yani fesih gerekçesi yapılan 10-11 Eylül tarihlerinde devamsızlık yapılmış olmakla birlikte bu devamsızlık yönünden sağlık raporu dosyasındadır. Mahkemece davacının rahatsızlığı ve sağlık raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ve özellikle 10-16 Eylül 2012 tarihleri arası istirahatli olduğuna dair rapor üzerinde durulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmaksızın eksik araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.