Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/24141 E. 2013/21841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/24141
- Karar No
- 2013/21841
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, davalı şirket nezdinde 04/02/2006- 31/11/2007 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, çalışma şeklinin 24 saat dinlenme 24 saat çalışma şeklinde olduğunu, hafta tatili izinlerini kullanmadığını, genel tatil günlerinde çalışma ve fazla mesai alacaklarının ödenmediğini belirterek fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, davacının işten ayrılırken itirazsız ve ihtiraz-ı kayıtsız şirketi ibra ettiğini,davacının uzunca bir süre sonra böyle bir talepte bulunmasının kötü niyetli bir talep olduğunu, davacının fazla mesaisinin ve hafta sonları ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunmadığını, çalışma şekillerini şoförlerin kendilerinin serbestçe belirlediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 26/02/2013 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davacının toplam 6.826,68 TL fazla mesai alacağından çalışılmayan günler sebebiyle %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak net 3.428,22 TL, 26/02/2013 tarihli ödeme listesinde davacıya ödenmiş olan 200,00 TL bayram mesai ücretinin mahsubu ile ulusal bayram genel tatil alacağına ilişkin talep kısmen kabul edilerek net 178,58 TL'nin tahsiline, dava dilekçesinde hafta tatili ücreti alacağına yer verilmiş ise de; davacı vekili tarafından 21/06/2011 tarihli duruşmada yapılan açıklamada yer verilmeyen hafta tatili alacağı konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda; davacı vekili 19/03.2013 tarihli duruşmada bilirkişi raporu doğrultusunda talebini ıslah edeceğini beyan etmiş ve mahkemece kendisine ıslah dilekçesini sunmak üzere 2 haftalık süre verilmiştir. Davacı vekili bu süre içerisinde davasını ıslah etmemiştir. Davacı tarafça 09/05/2013 günlü duruşmada aynı tarih itibariyle ıslah harcı yatırılan ıslah dilekçesi verilmiş, bu dilekçe duruşmada davalı vekiline tebliğ edilmiş ve davalı tarafça ıslahın kabul edilmediği zapta geçmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 181.maddesinde kısmi ıslahın 1 haftalık süre içerisinde yapılacağı, bu sürede ıslah işlemi yapılmaz ise ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği bildirilmiştir. Davalının ıslahın süresi içinde yapılmadığı yönündeki itirazına rağmen mahkemece ıslahın süresinde yapıldığı kabul edilerek ıslah ile arttırılan miktarlar yönünden hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.