Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/22756 E. 2013/18200 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/22756
Karar No
2013/18200
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, 01.02.2012 tarihi itibariyle çalışmış olduğu grubu değiştirip yeni gruba geçtiğini, firmanın talebi üzerine Tıp Fakültesi Hastanesine ziyaretler gerçekleştirerek tanıtımını yaptığı ilaçlarla ilgili olarak doktorları bilgilendirmeye başladığını, 15.03.2012 tarihinde ... isimli yerde şirket tarafından toplu bir yemek/sunum organize edilmiş olup bölge müdürü ile bu yemeğe katıldığını, toplu sunum esnasında bölge müdürüyle birlikte doktorların da bulunduğu bir masaya oturduğunu ve masadaki doktorlar Tıp Fakültesinde görevli Asistan Dr. ... tarafından kendisi ve bölge müdürü ile tanıştırıldığını, sunum esnasında aynı masada oturduğu doktorlara ilaçlarla ilgili olarak tanıtımını gerçekleştirdiğini, 26 Martta yine toplu bir sunum gerçekleştirildiğini bu toplu sunuma yine Bölge müdürü ile katıldığını, doktorlara tanıtımını yaptığı ilaçlarla ilgili gerekli bilgileri verdiğini ve görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, toplu yemekten sonra arabasına gittiğinde hangi doktorlara tanıtım yaptığını unutmamak için aceleyle doktor isimlerini daha sonra Kuşman Sistemine girmek amacıyla firmaya vermek için Cafeden almış olduğu yemek fişinin arkasına not almış ve daha sonra da doktor isimlerini Kuşman'a rapor etmiş olduğunu, yemekten sonra doktor isimlerini aceyle not alırken bir anlık dalgınlık sonucu hafızasının da kendisini yanıltmasıyla her insanın başına gelebilecek bir şekilde yemekte aynı masada bulunan ve tanıtım yaptığı Dr ... yerine yanlışlıkla Dr. ... şeklinde not almış ve notlarını da aynı şekilde Kuşman'a kaydetmiş olduğunu, Tıp Fakültesinde gerçekleştirilen sunumdan sonra da aynı şekilde Dr ...'i Dr ... zannetmesiyle o şekilde not almış ve sisteme de o şekilde raporlamış olduğunu, davacının görevini gereği gibi yerine eksiksiz bir şekilde getirdiğini fakat ufak bir isim karışıklığı nedeniyle ziyaret raporuna farkında olmadan yanlış isim girdiğini, gerçekleşmeyen bir ziyaretin raporlanması gibi bir durum söz konusu olmadığını bu durumda davacının ziyaret sayısında herhangi bir artış olmadığını, sadece tanıtım yaptığı doktorun ismini sisteme farkında olmadan yanlış kaydettitiği, işçinin kusurundan kaynaklanan bir durum söz konusu olmadığından feshin haksız olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının sorumluluğu dahilindeki bölge içerisinde yer alan Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde görev yapmakta iken tayin nedeniyle bu üniteden ayrılan Dr. ... 'ı tayin tarihinden sonra 15.03.2012 ve 26.03.2012 tarihlerinde özel ... Göztepe Hastanesinde ziyaret ettiği yönünde gerçeğe aykırı günlük ziyaret raporu düzenlediğinin tespit edilmesi, gerçeğe aykırı rapor düzenleme olgusunun davacı tarafından konu ile ilgili olarak verilmiş olan savunmasında da kabul edilmesi, davacının bilgisayar ortamına aktardığı günlük ziyaret raporlarına ilişkin verilerin basılı matbu formlar üzerinde yer aldığı aylık çalışma özet raporları üzerine de imza atmakla raporların içeriğini incelediğini ve doğruluğunu kabul ettiğini bir kez daha beyan ettiğini Dr. ... 'ın, Mersin Tıp Fakültesi Hastanesinden ayrılmış ve başka bir hastanede görevine devam etmiş olduğunu, aradan geçen süreye rağmen davacının hekim listesinde Dr ... 'ın çalışıyor görünmesi davacının tıbbi tanıtım temsilcisi olarak asli görevi olan tanıtım görevinin gereklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğinin kabulünü gerektirdiğini yapılan feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, "davacının iş sözleşmesi gerçeğe aykırı raporlama yaptığı için feshedilmiş olup, davalı şirket nezdinde tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışan davacının sorumluluğu dahilinde bölge içerisinde yer alan Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde görev yapmakta iken tayin nedeniyle bu üniteden ayrılan doktor ... 'ın tayin tarihinden sonra 15/03/2012 ve 26/03/2012 tarihlerinde Özel ... Göztepe Hastanesinde ziyaret ettiği yönünde gerçeğe aykırı günlük ziyaret raporu düzenlediğinin tespit edildiği,davacının 18/06/2012 tarihli yazılı savunmasında bu durumu kabul ettiği,davacının gerçeğe aykırı günlük ziyaret raporu düzenlemesinin doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığı, işverenin işçiye duyduğu güveni sarstığı, bu eylemin işverene iş akdini haklı nedenle fesih hakkı verdiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda davacı, tıbbi tanıtım sorumlusu olarak davalı işyerinde yaklaşık 2 yıl süreyle çalışmıştır. Davacının çalıştığı grup 01.02.2012 tarihinde değiştirilmiş olup yeni grubuna Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi eklendiğinden 15.03.2012 tarihinde davacı, yanında Bölge Müdürü de olduğu halde hem doktorlarla tanışma hem de ilaç tanıtımı yaptığı toplantı sonrası Dr. ...'in toplantıda olduğu halde Kuşman sistemine işlenmediği, buna karşılık toplantıda olmadığı sabit olan Dr.... 'ın ise sisteme işlendiği; yine yanında bölge müdürü olduğu halde 26.03.2012 tarihinde Mersin Üniversitesi'nin toplantı salonunda toplu sunum yaptığı, toplantıya katılan doktorların içinde yine Dr.... bulunmakta ise de Kuşman sistmene bu doktor ismini işlemediği, toplantıya katılmamış olan Dr.... ismini işlediği görülmüştür. Davacı işçiden, "...günlük çalışma raporlarınızda bildirilen 15 ve 26 Mart 2012 tarihlerinde... Dr.... 'a yaptığınız bildirdiğiniz çalışmaların aslında gerçekleşmemiş (doktorlarla yüz yüze çalışılmamış) olduğu tespit edildiği"nden bahisle savunma talep edilmiştir. Davacı işçi savunmasında, "...öğle yemeğinde masada oturan ...'i ... ile karıştırmasından dolayı ziyaret raporunda ... gözüktüğünü, 26 Martta ise toplantı salonunda tüm kliniğin katılımı ile stare ürün sunumu gerçekleştirdiğini, bu sunumda ... olarak bildiği ...'in de diğer katılımcılar ve öğretim görevlileri ile beraber katıldığını, isim hafızasının kötü olduğu arkadaşları tarafından da rahatlıkla onaylanabileceğini, halen son listesine bakıldığında ... olarak bildiği ... kayıtlı olmadığını, dikkat edileceği üzere hekimi, bu grup çalışmaları dışında hiç görmediği için ziyaret raporlarında başka tarihlerde şu güne kadar görülmediğini, bu konuda klinik kıdemlisi Ast.Dr.... ile görüşülüp ifademin doğruluğu teyit edilebileceğini, bu konudaki iyi niyetin gözönüne alınarak gereğinin yapılmasını istediğini" beyan etmiştir. İş sözleşmesinin işçinin davranışından dolayı feshedilmesi için davacı işçiye isnat edilebilecek hafif ya da ağır ihmalin ya da kastın sonucunda bu davranışın iş sözleşmesine aykırılık oluşturması ve neticesinde işyerinde çalışmasının beklenmesinin işveren yönünden çekilmez hal alması gerekmektedir. Dosya kapsamı ve özellikle davacı işçinin savunması da dikkate alındığında "gerçekleşmemiş" bir ziyaret değil, "gerçekleştirilen ancak Kuşman Sistemine görüşme yapılan Dr.... yerine toplantılarda hazır bulunmayan Dr.... isminin girilmesi" neticesinde iş sözleşmesinin feshedildiği sonucuna varılmıştır. Davacının söz konusu eylemi, işverenin güvenini sarsacak nitelikte değildir. Zira davacı, yapmadığı bir ziyareti yapmış gibi sisteme girmemiştir. Kaldı ki ziyaret raporu incelendiğinde de toplantılarda olduğu gerek kendi beyanı ile gerekse de dosya kapsamı ile anlaşılan Dr.... gözükmemektedir. Buna karşılık toplantılarda olmadığı anlaşılan Dr. ... ise sisteme işlenmiştir. Davacı, adı geçen Dr.... 'ı tanımamaktadır. Yine feshe konu olayın meydana gelmesinden yaklaşık 2 ay kadar önce davacı bu gruba verilmiştir. Özellikle de 15.03.2012 tarihli toplantı bir nevi tanışma toplantısıdır. Işyerinde doktor olarak çalışan ..., toplantıya katılan doktorları davacı ve yanındaki bölge müdürü ile tanıştırmıştır. Bu tanışma sırasında davacının Dr....'i Dr.... olarak not defterine kaydedip Kuşman Sistemine bu şekilde girdiği savunması olayın oluş şekline uygundur. Bu nedenle iş sözleşmesinin feshinin 4857 sayılı Yasanın 25/2-e bendi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna karşılık davacının söz konusu ihmali davranışı geçerli bir neden olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasında ise; davacının çalıştığı süre içerisinde şahsi dosyasında olumsuz bir tutum ve davranışının olmaması, toplantılara davacının yöneticisi olan Bölge Müdürünün de katılmış olmasına rağmen davacıya bu yönde bir geri bildirimde bulunmamış olması, eylem ile fesih arasındaki açık orantısızlık hususları değerlendirildiğinde yargılamaya konu olaya özgü durum nedeniyle davalı işveren tarafından davacının davranışlarına dayanılarak yapılan feshin geçerli nedenlere de dayanmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davalı ... AŞ tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile kalan 3,15 TL harcın davalı şirketten tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacının yapmış olduğu 185,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22756, K. 2013/18200, T. 04.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-22756-e-2013-18200-k-7e89819b078f