Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2216 E. 2013/2722 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2216
Karar No
2013/2722
Karar Tarihi

YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, iş akdinin devamı sırasında fazla çalışma ücretlerinin eksik olarak ödendiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini beyanla fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında verdiği 1.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile hafta tatili ve genel tatil alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı, iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini, davacıya ödenen maktu ücretin içinde fazla çalışma ücretinin bulunduğunu bu nedenle ayrıca talep edilmeyeceğini ve sonradan ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde olmayan hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin istenmesine muvafakat etmediklerini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının fazla çalışma hafta tatili ve genel tatil ücreti alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücretinin davacıya ödenen maktu ücrete dahil olup olmadığı ve bunu aşan çalışma bulunup bulunmadığı, ıslah ile dava dilekçesinde talep edilmeyen alacakların istenip istenemeyeceği konusundadır. 2013/2216-2013/2722 S/2 HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır. Somut olayda dava tümden ıslah edilmediği gibi ıslah harcı ile birlikte başvuru harcı yatırılmadığından dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak kabulü de mümkün değildir. Bu alacaklar hakkında dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla hafta tatili ve genel tatil alacaklarına ilişkin ıslah isteminin reddine karar vermek gerekirken bu alacaklar hakkında hüküm kurularak ıslaha değer verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Fazla çalışma alacağına gelince; Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir. İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. 2013/2216-2013/2722 S/3 Somut olayda, davacının davalı işyerinde Alkollü İçecekler ve Tütün Mamülleri Kategori Müdürü olarak çalışmakta olup sözleşmeye göre yapılan fazla çalışma ücretlerinin kararlaştırılan maktu ücrete dahil olduğu belirlenmiştir. Ayrıca dinlenilen davacı tanıklarından Aslıhan Özsoy’un Bakırköy 8.İş Mahkemesinin 2010/122 Esas, 2011/14 Karar sayılı, ...’nun ise Bakırköy 7. İş Mahkemesinin 2010/190 Esas, 201/943 Karar sayılı dosyalarında davalı aleyhine davalarının ve aralarında husumetin bulunduğu, bu nedenle başka delillerle desteklenmedikçe beyanlarına itibar edilemeyeceği, davası olmayan tanık M.Asıf Gazcı’nın fazla çalışma konusunda " inisiyatif ile fazla çalışıldığını ve fazla çalışma yapılmadığını…” bildirmiştir. Davalı ile husumeti olmayan davacı tanığı beyanına göre fazla çalışma yapılmadığının anlaşılması karşısında fazla çalışma alacağının reddi gerekirken kabulü hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin hafta tatili ve genel tatil alacağına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 11.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2216, K. 2013/2722, T. 11.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-2216-e-2013-2722-k-a76b5eb0d1d7