Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/20188 E. 2013/14094 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/20188
- Karar No
- 2013/14094
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin, sözlü olarak işyerinde kavga olayına karıştığı gerekçesi gösterilerek haklı nedenle feshedildiğinin kendisine bildirildiğini, davacının işyerinde herhangi bir olaya karışmadığını, hakkında cezai tahkikat bulunmadığı gibi idari olarak da savunmasının alınmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davalı işyerinde 19.03.2012 tarihinde meydana gelen olaylara karıştığı için hakkında tutulan tutanaklar nedeniyle davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasa'nın 25/2-d bendi gereği haklı nedenle feshedildiğini, anılan tarihte sendika şube temsilcilerinin işyerine izinsiz olarak gelmeleri ve işi yavaşlatma yönündeki olumsuz tutum ve davranışları ile neden oldukları olaylar sırasında davacının, şirket mühendisi ve yöneticilerinin kazıcı makinanın üzerine çıkmaları sırasında kendilerine saldıran grubun içinde yer aldığını ve kendilerine fiili olarak engellemede bulunmuş olduğunu, bu olayla ilgili olarak davacı hakkında da tutanak düzenlendiğini, davacının davranışının Yasada sayılan ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışlardan olduğunun sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, işçinin davalı işveren tarafından gönderilen şahsi dosyasına iş sözleşmesinin bildirimsiz olarak feshine sebep gösterilen olaylara ilişkin tutanaklar incelendiğinde, davacı işçinin isminin ... adlı yetkilinin beyanın alındığı tutanakta geçtiği, beyanı alınan şahsın bu tutanakta merdivendeki grup içinde davacı işçinin bulunduğunu beyan ettiği, ancak davacı işçinin kendisine karşı bir eylemde bulunduğuna dair bir beyan vermediği, düşürülüp tekmelendiği sırada merdivende bulunan kalabalık bir grup işçinin bulunduğunu, bunlardan sadece iki kişiyi hatırladığını, bu isimlerden birinin davacı işçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmış, işveren tarafından beyanına başvurulan ve bu beyanı tutanak altına alınan iş akdinin bildirimsiz olarak feshine sebep olarak gösterilen tutanakta adı geçen ... duruşmada dinlenilmiş, duruşmadaki beyanında, davacı işçinin Maden Mühendisi ... ...'e vurduğunu görmediğini ve kendisini engelleyenler arasında olup olmadığını da görmediğini beyan etmiş, diğer tanıklar da davacı işçinin kavgaya karıştığını, Maden Mühendisi ... ...'e vurduğunu, ... engellediğini görmediklerini, davacı işçinin olay sırasında olay yerinde olmadığını, olay yerine çok uzak olmayan farklı bir yerde telefonla konuştuğunu gördüklerini, tartışmaya müdahil olmadığını beyan ettikleri, davacı işçinin işverenin başkaca işçisine sataşmasının bulunmadığının davacı ve davalı tanıkları ile iş sözleşmesinin feshine neden olarak gösterilen tutanakta adı geçen şahıslarında beyanları ile sabit olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-d. bendinde sayılan işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkının unsurlarının bulunmadığı, tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davalı tarafın davacının iş sözleşmesini feshetmekte haksız olduğu, geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir. Davalı işyerinde çalışmakta olup işyerinde 19.03.2012 tarihinde meydana gelen kavga ve arbede olayı ile ilgili olarak işveren tarafından iş sözleşmeleri feshedilen işçilerden ... ... ve ... ... tarafından açılan işe iade davalarında verilen ret kararlarının davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce yapılan fesihlerin geçerli nedene dayandığı kabul edilmiştir. ( Yargıtay 7. HD, 26.06.2013 tarih ve 2013/11284 E-2013/11980 K sayılı ilamı ile Yargıtay 7.HD, 08.05.2013 tarih ve 2013/9758 E-2013/8435 K sayılı ilamı) Bu nedenle dosya içeriğine göre; davacının olayda davalı işverenin işçisi ... ...'e vurduğunu gören olmadığı ancak yaşanan arbede de ... ... yere düştüğünde kendisine tekme atıp yumruk vuranlar olduğunu, ancak kimlerin vurduğunu görmediğini beyan etmesi ve davacının da vurmadığını beyan etmesine göre yapılan fesih haklı değilse de, tanık beyanı ile olay yerinde olduğu ve ... ...'ün dövülmesi olayına karıştığı şüphesi nedeniyle işverence yapılan fesih, şüphe feshi olup bu tür fesihte işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki bağlılık ve ... ilişkisinin zedelenmesine yol açtığından iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kaldırdığı için işverence akdin devam ettirilmesi beklenilemeyeceğinden feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmıştır. İşverenin feshi, geçerli nedene dayandığından, davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın düşümü ile kalan 03,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 15,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgisiline iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.