Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/19093 E. 2013/13158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/19093
- Karar No
- 2013/13158
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 11.05.2010 tarihli yönetim çağırı yazısında iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı, davacının apartmanda topladığı aidatları zimmetine geçirdiğini, hakkında ceza davasının görüldüğünü bu nedenle davanın sonucunun beklenmesini istemiştir. Mahkemece, davacının 11/05/2010 tarihinde savunmasının istendiği ancak savunması beklenmeden ve İş yasasındaki hükümlere uyulmadan aynı gün feshedildiği bu nedenle iş akdinin haklı ve geçerli sebeple davalı tarafından feshedildiğinin ispatlanamadığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25'inci maddesinin (ıı) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut olayda, davacının iş sözleşmesi apartman sakinlerinden topladığı aidatları yönetime devretmeyip zimmetine geçirdiği iddiasıyla tazminatsız olarak feshedilmiştir. Davacının bu eylemi nedeniyle Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış ve hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sabit görülerek 4 ay 23 gün hapis cezası ve 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmiştir. Hal böyle olunca davacının apartman aidatlarını yönetime vermeyerek zimmetine geçirdiği iddiası sabit hale gelmiştir.Bu durum işverene sözleşmeyi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-e bendi uyarınca tazminatsız olarak derhal sonlandırma imkanı vereceğinden mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 11.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.