Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1651 E. 2013/3964 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1651
Karar No
2013/3964
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı 16.12.2005 tarihinden itibaren EGO Genel Müdürlüğünün yan kuruluşu olan BUGSAŞ A.Ş'de çalıştığını, işverence iş akdinin haksız feshi sonucu işsiz kaldığını, feshin geçersizliğine yönelik 21.12.2009 tarihli müfettiş incelemesi bulunduğunu işten çıkarıldığı 14.08.2009 tarihinden itibaren 4447 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereği işsizlik ödeneği talebinin 19.01.2010 tarihinde red edildiğini davacının 16.12.2005-14.08.2009 arası toplam 1.318 gün hizmeti bulunduğunu buna göre 4447 sayılı Yasa'nın 50. maddesi uyarınca işsizlik ödeneği bağlanması gerektiğini beyan ederek işsizlik ödeneğinin tahsilini istemiştir. Davalı, davacının iş akdinin feshinden sonra işten çıkış bildirgesi ile birlikte 30 gün içinde kuruma başvuruda bulunması gerektiğini, çıkış bildirgesinde davacının çıkış sebebi olarak "22 kodu ile diğer sebepler" olarak bildirildiğini beyan ederek açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece Ankara 17 İş Mahkemesi'nin 2009/897 Esas sayılı dosyası ve bilirkişi raporu gözönüne alındığında davacının davalı EGO Genel Müdürlüğü'nün yan kuruluşu olan BUGSAŞ A.Ş.'de çalışırken iş akdinin feshedildiği, davacı tarafından haksız fesih nedeniyle Ankara 17 İş Mahkemesi'ne açılan işe iade davasında feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, onama ilamının 09.01.2012 tarihinde davacı tarafça onama harcı yatırılıp tebliğ alındığı, feshin tüm sonuçları ile ortadan kalktığını, davacının çalışmış gibi sayılan 4 aylık sürenin eklenmesi ile ./... 2013/1651-3964 S.2 işe başlatılmadığı tarihin artık fesih tarihi olduğu, davacının işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olup ve bu tarih sonrasında işsizlik ödeneğine hak kazandığı gerekçesiyle bilirkişinin belirlemiş olduğu miktarın tahsiline karar verilmiştir. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 50. maddesinde; "Günlük işsizlik ödeneğinin sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 39. maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez. Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde; a)600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b)900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c)1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir." denilmektedir. Ayrıca 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinde "İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem tarafından feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir. İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur" düzenlemesi yer almaktadır. ./... 2013/1651-3964 S.3 Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sigortalı hizmet süresi 4898 gün olarak hesaplanmış buna göre 300 gün süre ile işsizlik ödeneği ödenmesi gerektiği bildirilmiştir. Oysa davacının hizmet cetveline göre en son 13.08. 2009 tarihine kadar prim yatırılmış olup bu tarihten geriye 3 yıl içinde prim ödenen gün sayısı hesaplandığında 1076 gün hizmet süresi olan davacı 240 gün süre ile işsizlik ödeneği ödenmesine hak kazanmaktadır. Ayrıca davacı işe iade kararından sonra yasal süresi içerisinde işyerine başvurmuş olup işveren geriye dönük dört aylık sigorta primlerini yatırmış ancak davacıyı işe başlatmamıştır. Buna göre artık davacının iş akdinin fesih tarihi 14.08.2009 değil primlerin yatırıldığı son gün olan 17.12.2009 tarihidir. 17.12.2009 tarihinden önceki dört ay için yatırılan prim miktarına göre ücret hesabı yapılması gerekirken bilirkişice ilk fesih tarihi olan 14.08.2009 tarihinden geriye dört ay için yatırılan prim miktarına göre hesap yapılmıştır. Yapılacak iş; yukarıda belirtilen esaslara göre yeniden hesaplama yapılarak davalı tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan belgede gözetilerek davacıya ödenen miktarda mahsup edilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktır. Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 20.03.2013 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1651, K. 2013/3964, T. 20.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-1651-e-2013-3964-k-c8e788c6881b