Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15872 E. 2013/23113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/15872
- Karar No
- 2013/23113
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyede 14.04.2009 tarihinden itibaren yol işleri müdürlüğünde ekipler şefi olarak aralıksız haftanın 7 günü 07.00-19.00 saatleri arasında dini ve milli bayramlar ile yılbaşı tatillerinde sürekli olarak çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini iddia ederek dava tarihine kadar olan fazla mesai,hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının Fen İşleri Müdürlüğünde 12.00-13.00 saatleri arasında öğle tatili yapmak suretiyle 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını,iş yoğunluğu nedeniyle yapılan fazla mesai ücretlerinin karşılığının ödendiğini,davalı belediyede cumartesi pazar günleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda ,davalı tarafça sunulan ve davacı imzasını taşıyan devam kontrol çizelgesi esas alınarak davacının çalıştığı tespit edilen Cumartesi ve Pazar günlerine ilişkin fazla mesai ve hafta tatili alacağı hesaplanmış ve hakkaniyet indirimi yapılmaksızın davaya konu alacak Mahkemece hüküm altına alınmıştır. Hesaplama yapılan günleri kapsayan 2010 yılına ilişkin 15 Mayıs -14 Haziran ile 2011 yılına ilişkin 15 Nisan -14 Mayıs, 15 Mayıs-14 Haziran ve 15 Haziran -14 Temmuz 2011 dönemine ilişkin ücret bordroları incelendiğinde davacının fazla mesai ve hafta tatili çalışmalarına ilişkin ücret tahakkuklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Yapılacak iş,davacının çalıştığı tespit edilen günler ile bu dönemlere ilişkin ücret bordroları karşılaştırılarak ödenen ve ödenmeyen günleri ayrıntılı ve karşılaştırmalı olarak gösterir denetime elverişli rapor alınmak suretiyle davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacağını belirlemektir. Mahkemece denetime elverişli rapor alınmadan sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Mahkemece,davanın kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. HMK'nın 297. maddesi uyarınca; "hükümde,tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresinin yer alması gerektiği, hükmün sonuç kısmında da, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği" belirtilmiştir. Buna göre; Mahkeme, davacının dilekçesinde yazılı olan tüm talepleri ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar vererek, bu konulardaki uyuşmazlığı sona erdirmelidir. Somut olayda,davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmayarak bu konudaki uyuşmazlığın sonlandırılmaması hatalı olmuştur. Mahkemece,bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.