Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15792 E. 2013/23300 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/15792
- Karar No
- 2013/23300
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Av.... Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde çalışmakta iken, haksız olarak işten çıkarıldığını belirterek, işe başlatmama nedeniyle işe iade davasında tespit edilen boşta geçen süre için 4 aylık ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatı alacağının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının noterden gönderdiği ihtarname ile işe iade talep ettiğini, İstanbul'da aynı pozisyonda çalışması için davet edildiğini ancak davacının işe başlamayacağını bildirdiğini, Yargıtay'ın coğrafi nakil yetkisi bulunan işverenin işçiyi başka bir şehirde görevlendirmesinin iş şartlarında esaslı değişiklik olarak değerlendirilmediğini, davacının sağlık sorunları sebebiyle bu pozisyonda çalışmak istemediğini, müvekkiline bildirip aynı işte çalışmak istememesinin kendi talebiyle çeliştiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, işverenin davalının işyerini değiştirme konusunda coğrafi değişikliğe gittiğini, aynı iş yerine alımlar yapıldığını, davalının işe başlatma konusunda samimi olmadığını kabul ederek davacının davasının kabulü ile alacakların davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İşe iade davası sonunda tazminatlara hükmedilecek faiz konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşe başlatmama tazminatının da fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanması gerekir. İşçinin işe başlatılmadığı tarih, işe başlatmama tazminatının muaccel olduğu andır. Bahsi geçen tazminat yönünden faize hak kazanmak için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması halinde dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilir. İşe iade kararına rağmen işçinin işe alınmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatının ödenmesi söz konusu ise, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmez. Bu durumda işe başlatmama anından itibaren faiz hakkı doğar. Kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar hesaplanacak ücret ve diğer alacaklar, işçinin işe iade için başvurduğu anda muaccel olur. İşe iade başvurusunda boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesi talep edilmiş ise, başvuru ile birlikte işveren de temerrüde düşürülmüş sayılmalıdır. Sözü edilen ücret ve diğer hakların ödenmemesi durumunda başvuru tarihinden itibaren faiz hakkı doğar. İşe başlama isteğini içeren başvuruda, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların açıkça talep edilmemiş olması halinde ise, dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır. Ancak işe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olduğundan uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır. Kıdem tazminatı için faiz başlangıcı, işçinin işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesih tarihi olmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmaz. İhbar tazminatı ve izin ücreti bakımından ise, işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesihten sonra işverenin temerrüde düşürülmüş olması halinde bu temerrüt tarihi, aksi halde dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir. Somut olayda, işe başlatmama tazminatına yasal faiz yerine mevduata uygulan en yüksek faize hükmedilmesi hatalı olmuştur. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.