Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15197 E. 2013/9064 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15197
Karar No
2013/9064
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... davalı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı temyizine gelince; Davacı, işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, yetkili mahkemenin Mersin İş Mahkemesi olduğunu da belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının işyerinde mikser operatörü olarak çalıştığı, davacının da kabul ettiği üzere Mersin ... Mahallesi, Mersin Erdemli Arpaç ve Tarsus Şantiyelerinde çalıştığı, Adana'daki şantiyelerde çalışmasının süreklilik arz etmediği, Adana'daki şantiyelere işler yoğun olduğu zamanlarda geçici olarak ve takviye güç olarak gelip gittikleri ikametgahının Mersin olduğu, davacı tanıklarının Mersin'deki tesislerde çalışanları oldukları, bu tanıklarında Mersin'de ikamet ettikleri, davacının kardeşlerinin dahi Mersin'deki şantiyelerde çalıştıkları, bu anlamda işin yapıldığı yerin Mersin olduğu, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesindeki düzenlemeye uygun olarak Mersin İş Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi iş mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5 inci maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir. İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Türk Medeni Kanununun 19 uncu maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Yasanın 49 uncu maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Yasada yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı İş Kanununun 2 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır. İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin emredici nitelikteki son cümlesi gereğince geçersizdir. İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir. Bu açıklamalar karşısında somut olayda dinlenen tanık beyanlarına göre davacının zaman zaman da olsa Adana ilinde de çalıştığı, taşeron şirketin adresinin Adana ili olduğu anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmiş olması bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davalı temyiz harcını peşin yatırdığından harç alınmasına yer olmadığına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15197, K. 2013/9064, T. 16.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-15197-e-2013-9064-k-d52be4a6b48a