Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14960 E. 2013/22027 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/14960
Karar No
2013/22027
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, belediyenin temizlik ve sulama işinde mevsimlik işçi olarak 6 aylık dönemler halinde çalıştığını, son dönemde belediyenin sulama işini ihale ile alt işverene verdiğini, iş akdinin 30.05.2009 tarihinde feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının hizmet alımı yaptığı şirketlerde çalıştığını, sulama işinin yazın yapılıp 6 ayı geçmediğinden mevsimlik olarak çalıştığını, kendisinin işe gelmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinde haklı neden işveren tarafından ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin hizmet süresi ve kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Gerek 1475 sayılı Yasada gerekse 4857 sayılı Yasanın 53.maddesinde mevsimlik işlerde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı bildirilmiştir.

Somut olayda mahkemece davacının hizmet süresi 2 yıl 5 ay 28 gün olarak esas alınmıştır. Bu süre tespit edilirken 2004 Mayıs -2006 Eylül arası dönem için Belediye Başkanının imzasını taşıyan 300 günlük puantaj listesi ve hizmet döküm cetvelinde yer alan 24.07.2007-22.03.2009 tarihleri arası çalışma dikkate alınmıştır. Davacının sigortalı geçen çalışması 24.07.2007-15.11.2007, 01.05.2008-31.10.2008, 15.12.2008-22.03.2009 tarihleri arasıdır ve anlaşıldığı üzere çalışma 3 dönem halinde ve kesintilidir. Ancak mahkeme bu dönemleri kesintisiz gibi kabul etmiştir. Oysa dosya kapsamında davacının bu ara dönemlerde kesintisiz çalıştığı ispatlanamamıştır. Hal böyle olunca davacının sigortalı çalışmasının sürekli olduğunu kabul etmek hatalı olmuştur. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken davacının hizmet süresini belirtildiği şekilde hesaplayıp, işçilik alacaklarını çıkacak sonuca göre hesaplamaktır. Bu husus değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre mevsimlik işçinin yıllık izne hak kazanabilmesi için bir yıl içerisindeki çalışmasının en az 330 gün olması gerekmektedir. Davacının dosya kapsamından mevsimlik işçi olarak çalıştığı tartışmasızdır. Hal böyle olunca davacının 2004-2009 yılları arası çalışmasında hiçbir yılda 330 günü geçen çalışması olmadığından yıllık izin alacağına hak kazanamayacağının kabulü ile yıllık izin alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yıllık izin alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14960, K. 2013/22027, T. 12.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-14960-e-2013-22027-k-dfbe61afb590