Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14433 E. 2013/23774 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/14433
- Karar No
- 2013/23774
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, davalı işyerinde çalışmakta iken, işten ayrılırken kullanılmayan izin ücretlerinin verilmediğini ileri sürerek yıllık izin ücreti isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı, davacının müvekkili şirket nezdinde çalışırken yıllık izinlerini gereği gibi kullandığını, savunarak davanın reddine karar verilmesinini talep etmiştir. Mahkemece, dosyaya sunulan formlarda gösterilen izin sürelerinin işçiye fiilen kullandırıldığını kabul etmek hukuken mümkün olmadığı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59 ncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinhakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Somut olayda davalı işveren tarafından dosya arasına davacının imzası bulunan izin talep formları sunulmuştur. Mahkemece, davacı isticvap edilerek bu formlar kendisine gösterilip, imzaların kendisine ait olup olmadığı, izinlerini kullanıp kullanmadığı sorulup, imzası kabul edilen izin talep formlarının irade fesadı ile alınmadığının belirlenmesi durumunda geçerli sayılması, imzası inkar edilenler için ise imza incelemesi yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile isteğin kabulüne karar verilmesi hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.