Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14275 E. 2013/22838 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/14275
- Karar No
- 2013/22838
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Davalılar : 1-...Makine ve Gemicilik End.Tic.A.Ş. vekili Av.... 2-Koçak Gemi San.Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, asıl işveren ...Makine bünyesinde alt işveren olan Koçak Gemide 05.07.2001 tarihinden işten çıkarıldığı 17.06.2010 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihte işin bitmesi gerekçe gösterilerek sözlü olarak iş akdinin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı ...Makine, davacının Koçak Geminin işçisi olduğunu, aralarındaki ilişkinin alt işverenlik ilişkisi olduğunu, davacının 11.05.2010'da istifa ederek işten ayrıldığını belirtmiştir. Davalı Koçak Gemi, davacının sözleşmesinin 18-23.06.2010 arası devamsızlık yapması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği belirtilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne davalıların müşterek müteselsil sorumluluğuna karar verilmiştir İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok uzun süre ücret ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hakimce re'sen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir. Somut olayda davacı en son aydan kalan 17 günlük alacağının ödenmediğini belirterek ücret alacağı talebinde bulunmuştur. Mahkemece işverenin ücret alacağını ödediği ispatlanamadığından 878,00 TL net ücret alacağının kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosyaya davacının imzasını taşıyan Haziran 2010 bordrosu sunulmuştur. Söz konusu bordroda toplam 861,00 TL net ödeme yapılmış, bunun 436,00 TL’si ücret kalanı ise fazla mesai ve yıllık izin alacağı olarak ödenmiştir. Mahkemece bu bordo hiçbir şekilde değerlendirilmemiştir. Yapılacak iş; söz konusu bordo dikkate alınarak davacının ücret alacağı konusunda karar vermektir. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.