Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13585 E. 2013/9364 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/13585
Karar No
2013/9364
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davalı ... şirketi işçisi olarak üst işveren olan diğer davalıya ait işyerinde çalıştığını, diğer davalının üst işveren olarak işe iade kararının ifa edilmemesinin sonuçlarından alt işverenle birlikte sorumlu olacağını, son 1 yıl içinde toplam 21 gün rapor kullandığını, bunlardan birinin göz ameliyatı sonrası alınan 10 günlük rapor olduğunu, diğerinin ise işyerinde yediği yemekten zehirlenmesi nedeniyle tam iyileşebilmesi için verilen 3 günlük rapor olduğunu, yine işyerinde çalışırken ayağına demir levha düşmesi nedeniyle 1 gün rapor kullandığını, 23.08.2012-25.08.2012 ve 29.08.2012-02.09.2012 tarihleri arasında da mide ülseri nedeniyle Devlet Hastanesinde tedavi altına alındığını ve toplam 7 gün rapor kullandığını, keyfi rapor kullanmasının söz konusu olmadığını, fesihten önce savunmasının da alınmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, yazılı beyanda bulunmamış olup ilk duruşmada feshin haklı nedenle yapıldığını, davacının sürekli rapor aldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının 27.06.2012 tarihinde 10 gün istirahatli olduğuna ilişkin rapor, 29.08.2012 tarihinde 5 gün istirahatli olduğuna ilişkin rapor, 16.08.2012 tarihinde 2 gün istirahatli olduğuna ilişkin rapor, 23.08.2012 tarihinde 4 gün istirahatli olduğuna ilişkin raporları bulunduğu, bunun dışında dosya içerisinde başka bir delil bulunmadığını, davacının raporları iş sözleşmesinin feshinden önce son iki ay içerisinde alınmış olup toplam istirahatli olduğu gün sayısı 21 gün bulunduğu, 21 günlük sürenin makul bir süre olup her çalışanın rahatsızlanması halinde alabileceği ve dinlenmesi gerektiği bir süre olduğunu, bu rapor süresi karşısında işverenin yapmış olduğu feshin haksız bir fesih olduğunu, haksız feshin aynı zamanda geçersiz bir fesih olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir. İş Kanunu’nun gerekçesinde hangi hallerin işçinin yetersizliği nedeniyle geçerli fesih hakkı bahşedeceği örnek kabilinden sayılmış olup bunlardan biri de sık sık hastalanarak rapor almadır. Sık sık rapor alma halinde, işveren aralıklı da olsa işçinin iş görme ediminden faydalanamayacaktır. Sık sık hastalanan ve rapor alan işçinin, bu nedenle devamsızlığının işyerinde olumsuzluklara yol açacağı açık bir olgudur. İş Kanunu’nun gerekçesinde sık sık hastalanmanın yeterlilikten kaynaklanan neden olarak örnek kabilinden sayılması, işyerinde olumsuzluklara yol açtığının kabul edilmesindendir. İşveren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18/3. f maddesi uyarınca aynı kanunun 25/I.b maddesi uyarınca önele ilaveten altı haftalık bekleme süresi içinde işçinin iş sözleşmesini feshedemez. Ancak işçinin aralıklı olmak üzere sık sık rapor alması bu kapsama girmez. Sık sık rapor alması durumunda toplam raporlu olduğu süre, bekleme süresi içinde kalsa bile, sık sık rapor alması işyerinde olumsuzluklara yol açmış ise, işçinin iş sözleşmesi bildirimli veya süreli olarak feshedilebilir. Bu durumda fesih geçerli nedene dayanmaktadır. Dosya içeriğine göre davalı işyerinde testere operatörü olarak çalışan davacı işçinin her yıl rapor aldığı ve 2011 yılında da bir çok kez rahatsızlığı nedeni ile aralıklı da olsa rapor aldığı anlaşılmaktadır. Davacının şahsi dosyası incelendiğinde davacının sadece 27 Haziran-25 Ağustos arasındaki 2 aylık sürede değişik sağlık kuruluşlarından 5 kez rapor aldığı, bu raporlara konu tanıların göz ameliyatı, gıda endoksikasyonu, lumbalji ve LDH teşhisi olduğu, davacının 2 aylık sürede rapor kullandığı gün sayısı davacının iddiası ve mahkeme kabulünden daha fazla olduğu, ayrıca davacının 18-19 Mayıs 2012, 16-17 Mart 2012 tarihlerinde de rapor aldığı, aynı şekilde 2011,2010 ve önceki yıllarda da rapor kullandığı görülmüştür. Bu nedenle mahkemenin 21 gün dışında dosya içerisinde başka bir delil bulunmadığı gerekçesi yerinde değildir. Bununla birlikte sık sık rapor almada bekleme süresinin aranmasına gerek yoktur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18/3.f bendindeki geçersizlik bir kez rapor alma halinde bekleme süresi içinde fesihte sözkonusudur. Davacının sık sık rapor alması nedeni ile önceden hazırlanan çalışma programının, iş gücü planlamasının değişeceği açıktır. Davacının sık sık rapor alması işyerinde olumsuzluklara yol açmış ve iş ilişkisinin işveren açısından çekilmez hale getirmiştir. İşverenin feshi, davacının yeterliliğinden kaynaklanan geçerli nedene dayandığından, davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davanın REDDİNE, 3.Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile kalan 3,15 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına 4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 20,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, 22.05.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13585, K. 2013/9364, T. 22.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-13585-e-2013-9364-k-8262307a1f22