Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13430 E. 2013/20192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13430
- Karar No
- 2013/20192
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 09.08.2005-09.12.2009 tarihleri arasında kavanoz bölümü işçisi olarak asgari ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin 09.12.2009 tarihinde haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini,fazla mesai ve hafta tatili çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili ,davacının 09.08.2005 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile üretim elemanı olarak çalışmaya başladığını, 20.09.2009 tarihinde mazeretsiz olarak işe gelmemiş olması nedeniyle kendisine uyarı yapılarak savunmasının alındığını, 03.11.2009 tarihinde mesaisi sırasında sorumlu olduğu makinede çalışırken dikkatsiz davranarak birinci kalite kavanozların içine hurda olan bozuk kavanozların karışmasına sebebiyet verdiğini, müşteriye gönderilen hurda kavanozların müşteri tarafından farkedilmesi üzerine şirketin itibarının zedelendiğini, bu durumun tutanağa bağlandığını, 19.11.2009 tarihinde işini savsaması nedeniyle birinci kalite kavanozların içine hurda olan bozuk kavanozların karışmasına sebebiyet verdiğini, bu olayın tutanağa bağlanarak savunmasının alındığını, 23.11.2009 tarihinde davacıya aynı hata nedeniyle 2 kez tutulduğundan bu durumun tekrarı halinde 4857 sayılı İş Kanununun 25/II bendi gereği iş akdinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, son olarak 05.12.2009 tarihinde davacının mesai üretim bölümünde çalışma devam ederken vardiya amirinin 1 saat 30 dakika izinli olmasını fırsat bilerek üretimi durdurup görev yerinden ayrılarak kendisi,yardımcı işçi ve kalite kontrolcü işçiyle birlikte cep telefonundan yüksek sesle müzik çalıp üretim bölümünün ortasında müzik eşliğinde oynadığını,klip çeker gibi bu durumu da başka bir cep telefonuna kaydettiğini,ertesi gün davacının bu görüntüleri başka bir arkadaşına göstermesi üzerine vardiya amirinin durumdan haberdar olduğunu, görüntüleri kaydederek genel müdürlüğe ulaştırdığını, davacının iş sözleşmesi ve eki niteliğindeki belgelere aykırı hareket ettiğini, artık işverenden iş akdinin devamına katlanmasının beklenebilir olmaktan çıktığını, 4857 sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, fazla çalışmasının bulunmadığını, işyerinde genel tatil günlerinde çalışma olmadığını ve çalışanlara haftada 1 gün izin verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işverence 4857 sayılı Yasanın 25/2. Maddesi gereğince işyeri kurallarına, işyeri disiplinine uymayıp mesai saatleri içerisinde arkadaşları ile şakalaşıp müzik çalmak suretiyle oynaması bu şekilde işyeri yönetmeliğine aykırı davranması sebebiyle haklı nedenle feshedildiği, davacıya yapılan yazılı uyarılar, savunma tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre fesih nedenlerinin doğrulanıp kanıtlandığı,davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, fazla mesai,hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş akdini haklı nedenle feshedilip edilmediği dolayısıyla davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları İş Yasasının 25.maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla,iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte,işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasasının 18/1.maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, davalı iş yerinde üretim bölümünde çalışan davacı hakkında 03.11.2009 ve 19.11.2009 tarihlerindeki eylemleri nedeniyle tutanak düzenlenerek savunmasının alındığı, davacının bu eylemlerinin davalı işverence ihtara konu edildiği, ancak haklı fesih sebebi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı işveren ,davacının 05.12.2009 tarihinde işyerinde iş arkadaşları ile birlikte oynayarak cep telefonu ile bu görüntüleri kaydetmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin ahlak ve iyiniyet kurallarına uymadığı,yürüyen iş düzenini aksattığı, sözleşme ve eki niteliğindeki belgelerde yer alan düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle iş akdini feshetmiştir.
Ancak dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre 2 dakika 14 saniyelik bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği anlaşılan feshe konu 05.12.2009 tarihli olayın meydana geliş şekli de dikkate alındığında davacının işyerinde yapmış olduğu bu eylemi haklı fesih sebebi oluşturacak ağırlıkta olmayıp olsa olsa geçerli fesih nedeni oluşturacak niteliktedir.
Kaldı ki; davranış nedeniyle fesih, ancak, sözleşmeyi sona erdirmeye oranla daha hafif bir çare söz konusu olmadığında gerekli olur. Bu nedenle somut olayda davacının eyleminin niteliği ile verilen ceza arasında oransızlık da mevcuttur.
Dosya kapsamına göre mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın,yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.