Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13201 E. 2013/20529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13201
- Karar No
- 2013/20529
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Davalı temyizi yönünden;
6100 sayılı HMK'nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK'nun 427/2.maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra(inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında “5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15.maddesindeki düzenleme gereği HUMK'nun 427.maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
2012 yılında mahkemelerce verilen kararların temyiz edilebilmesi için temyize konu dava değerinin 1.690,00 TL'sını geçmesi gerekir.
Somut olayda temyize konu edilen miktar 1.655,54TL olup karar tarihi itibariyle hüküm kesin nitelik taşıdığından davalının temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2-Davacı temyizi yönünden;
Davacı, davalı şirket yetkililerinin kendisine kıdem ve ihbar tazminatını ödememek için haksız suç isnadında bulunarak zorla belge imzalattırdığını, şirket müdürlerinin kendisine şiddet uyguladığını, yapılan kötü muamele yüzünden korktuğunu ve daha fazla dayak yememek için kağıdı imzaladığını ileri sürerek kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının çalışma arkadaşı ile birlikte otel konaklama bedelini faturaya yansıtmayarak kendi tasarruf alanlarına sokmuş olduklarının tespit ve ikrarı üzerine sonlandırıldığını diğer taleplerinin de haksız olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosyaya mübrez davacıların hırsızlık yaptığına ilişkin tutanak içeriklerinin aynı olduğu, her iki tutanakta “şeytana uyarak hırsızlık yaptım” ibarelerinin yazılı olduğu, gözle görülür derecede el yazılarının açıkça birbirine benzediği ve her iki belgenin de tarih içermediği, keza, işyeri tutanaklarında davacıların hırsızlık yaptığının yazılı
olmasına karşın davalı şirkette muhasebe müdürü olarak çalışan ...'in Merter Şehit Osman Kahraman Polis Merkezi'nce alınan 03/08/2009 tarihli ifadesinde iddia olunan olayla ilgili davacılardan şüphelendiklerini ancak olayı ispatlayamadıklarını beyan ettiği gerekçesiyle davacının kıdem, ihbar, kötü niyet tazminatı, hafta tatil ücret alacağı, fazla çalışma alacağına ilişkin taleplerinin reddine, ücret ve bayram tatili taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ile davalı işyeri çalışanı ... İnan’ın davalı otele gelen müşteriden oda parası olarak fazla para alıp daha az fatura kesmeleri nedeniyle müşteri şikayeti üzerine davacının iş aktinin feshedildiği savunulmakla birlikte davalı tanığı olarak Mahkemede dinlenen davalı muhasebe müdürü ... davacının müşteriden aldığı parayı kayıtlara geçmemesi şeklindeki suistimal: nedeniyle davacının iş akdinin feshedildiğini beyan etmiş ise de; aynı tanık olayla ilgili olarak verdiği polis karakolundaki ifadesinde davacı ve diğer işçiden olay nedeniyle şüphelendiklerini ancak ispatlayamadıklarını beyan etmiştir. Davacı hakkında olay nedeni ile yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile aynı nedenle iş akdi feshedilen ... İnan hakkında Mahkemenin 2010/24-2012/480 E.K. sayılı kararı ile davalı tarafından iş akdinin haksız feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne kararı verildiği, kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 26.04.2013 tarih ve 2013/2473-7790 E.K. sayılı kararı ile yalnızca zamanaşımı def’i yönünden inceleme yapılmak üzere bozulduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ispat edilememiş olup davalı feshi haksızdır. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz dilekçesinin reddine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.