Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/12739 E. 2013/11474 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12739
Karar No
2013/11474
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Bozma sonrası ıslah yapılıp yapılamayacağı ihtilaflıdır. Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde usta makinacı olarak çalıştığını, ancak sigortasının yapılmadığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının davalı iş yerinde iş akdine bağlı olarak çalışmadığını, taraflar arasında iş akdi bulunmadığını, davacının 3-4 kez birkaç günlüğüne çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2012 tarihli kararı ile davacının çalıma süresinin belirlenmesi yönünden eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozlmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve bozma öncesi delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili bozma sonrası ıslah dilekçesi vererek dava konusu ettiği kimi alacakların miktarını arttırmıştır. Davalı vekili süresinde yapılmayan ıslaha itiraz etmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan ıslaha itibarla alacaklar hüküm altına alınmıştır. Mülga 1086 sayılı HUMK'nun 84.maddesindeki hüküm 6100 sayılı HMK'nun 177.maddesinde aynen korunmuş ve ıslahın ancak tahkikat tamamlanıncaya kadar yapılabileceği hükme bağlanmıştır. YİBBGK'nun 04/02/1948 tarih ve 1944/10 Esas ve 1948/3 Karar sayılı kararında da bozma sonrası ıslahın mümkün olmadığı kesin bir şekilde belirtilmiştir. Bu itibarla bozmadan sonra yapılan ıslaha itibarla arttırılan miktarlar üzerinden alacakların hüküm altına alınması hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine 18/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12739, K. 2013/11474, T. 18.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-12739-e-2013-11474-k-fbaa1507579b