Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/12467 E. 2013/20845 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12467
Karar No
2013/20845
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde 25/05/2009 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihte iş akdinin işyerinde bir işçi ile kavga ettiği gibi uydurma senaryo ile feshedildiğini, esasında davacının kıdeminin fazla, ücretinin yüksek olması nedeni ile işverenin davacıyı işten çıkarmak için bahane aradığını, sözü edilen olayı davacı yapmış gibi gösterilerek işten çıkarıldığını, davacının fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davacının talep etmiş olduğu alacaklarının bir bölümünün zamanaşımına uğradığını, davacının işyerinde çalışmakta olan diğer işçileri dövdüğü ve işyerini yanıltıcı belge ve bilgi düzenlemiş olduğu için iş akdinin fesih edildiğini, bu nedenlerle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının çalışmış olduğu dönem içerisinde hakkettiği ücret ve yıllık izin ücretlerinin kendisine ödendiğini, davacının genel çalışmasında fazla mesai yapmadığını ancak yapması durumunda kendisine ücretinin ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacının iş akdinin 19/05/2009 tarihinde ... isimli işçiye sataşarak işçiyi dövmesi nedeniyle İş Yasası'nın 25/II-d maddesi uyarınca 25/05/2009 tarihli ihtarname ile feshedildiği, 4857 sayılı Yasa'nın 25/II. maddesine göre yapılan feshin aynı yasanın 26. maddesi gereğince 6 iş günü içerisinde yapılması ve bu süre içerisinde fesih bildiriminin tebliğ edilmesinin gerektiği, fesih bildiriminin süresi içerisinde davacıya tebliğ edildiğine dair ihtarnamede bir şerh bulunmadığı gibi ihtarnamenin davacıya tebliğ edildiğine dair belge de ibraz edilmediği, bu nedenle fesih bildiriminin süresinde davacıya tebliğ edilmediğinin kabul edildiği, davacının bu hali ile kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin feshi ile ilgili taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır. Davacı vekili iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davacının işyerinde çalışan işverenin diğer bir işçisini dövdüğü yönündeki iddianın uydurma olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili ise davacının işyerinde çalışan başka bir işçiyi darp ettiği gibi bunu gizlemek için yanıltıcı bilgi ve belge düzenlediğini, bu sebeplerle haklı olarak işten çıkarıldığını savunmuştur. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere feshe konu olduğu belirtilen olay 19/05/2009 günü gece vardiyasında meydana gelmiştir. İşveren ise 25/05/2009 tarihli fesih bildiriminin işçi tarafından tebellüğden imtina edildiğine dair tutanak düzenledikten sonra aynı gün noterden fesih ihbarnamesi göndermiştir. Fesih bozucu yenilik doğuran bir hak olup tek taraflı irade ile kullanılır. Açıklanması ile sonuçlarını doğrurur. Kabulüne gerek olmadığı gibi karşı tarafa ulaşması gerekmez. Bu hale göre feshin noterden yapılmış olması da dikkate alındığında 25/05/2009 tarihindeki fesih 4857 sayılı İş Yasası'nın 26.maddesindeki 6 iş günlük süre içinde yapılmıştır. Bu nedenle işin esasına girilerek haklı fesih nedenlerinin bulunup bulunmadığının mevcut delillere göre irdelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile üstelik fesih ihbarnamesinin tebliğ tarihinin ilgili noterden sorularak tespiti mümkün iken bu yapılmadan eksik inceleme ile kıdem tazminatı talebinin kabulü hatalı olmuştur. O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12467, K. 2013/20845, T. 03.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-12467-e-2013-20845-k-db6fce657e45