Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/12212 E. 2013/12747 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/12212
- Karar No
- 2013/12747
- Karar Tarihi
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi, davalı vekili tarafından Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 05.07.2013 günü belirlenen saatte temyiz edenler davalı ... Tic.A.Ş. vekili Av.... ve davacı ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, manevi tazminat ile bakiye süre ücreti, ulusal bayram, genel tatil ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunu ve akdin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı uyuşmazlık konusudur. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre aslolan iş sözleşmesinin belirsiz süreli yapılmasıdır. Belirli süreli iş sözleşmesi yapılması istisnai bir haldir. İşin niteliği belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için önem arzetmektedir. Belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak “belirli süreli iş sözleşmesi” yapılabilecektir. Somut olayda; davacının AR-GE'den sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalıştığı anlaşılmakla davacının yaptığı işin niteliği nazara alındığında, belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesinin objektif şartının varlığından bahsedilemez. Şu halde taraflar arasındaki sözleşmenin başından itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir ki bu durumda bakiye süreden ve buna bağlı olarak bakiye süre ücretinden bahsedilemez. Davacının bakiye süre ücretine dair talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, fazla yatırılan harcın davacıya iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.