Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/11855 E. 2013/18252 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/11855
- Karar No
- 2013/18252
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 15.04.2004 – 19.01.2012 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak en son net 940.00 TL ücret ile çalıştığını, iş akdini haklı olarak kendisinin feshettiğini,davacının iş akdinin ilk olarak 21.11.2011 tarihinde işveren tarafından sonlandırıldığını daha sonra arkadaşları ile birlikte davacının işbaşı yaptırıldığını, bu hususunun Manavgat 2. Noterliği kanalı ile gönderilen 22.11.2011 tarihli ihtarname ile sabit olduğunu, işbaşı yaptırıldıktan sonra huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı olmadığını, baskı ile çalıştırıldıklarını, fazla çalışmaya zorlandıklarını, sebepsiz yere hafta tatillerinin kaldırıldığını, kötü muameleye maruz kaldığını, hava alanı ve oteller arası yolcu taşıma işlerinin de davacıya yaptırıldığını, 2011 yılı başında işini kaybetmemek için fazla çalışmaya dair belgeleri zorla imzalamak zorunda kaldığını, fazla çalışmalarının karşılığının ise ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, davacının haklı olarak 19.01.2012 tarihinde Manavgat 2. Noterliği kanalı ile keşide edilen ihtarname ile iş akdini feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep Davalı vekili, davacının haklı neden olmadan iş akdini feshettiğini, ücretinin bordro ile sabit olduğunu,yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı izinlerin karşılığının ödendiğini, fazla çalışmasının olmadığını ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık, yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda davacı, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve karşılığı ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise davacının kullanmadığı izinlerin ücretinin bordrolarda gösterilerek banka hesabına ödendiğini savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanılmayan 23 gün izin hakkının bulunduğunun kabulüyle davacının yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış ve Mahkemece anılan istek hüküm altına alınmıştır. Ancak davalı işveren tarafından davacıya ait 2012 yılı Ocak ayına ilişkin ücret bordrosunda 24 günlük yıllık izin ücreti karşılığında 938.70 TL ücret tahakkukunun yapıldığı ve 06.02.2012 tarihinde davacının ... Bankası A.Ş Kemer/Antalya Şubesindeki hesabına yatırıldığı anlaşılmaktadır. Borcu sükut ettiren belgeler her aşamada dikkate alınabilir. Yapılacak iş, davacının hak ettiği yıllık ücretli izin alacağından ödenen 938.70 TL'nin mahsup edilmek suretiyle talebe konu alacağı belirlemek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece davalının bu yöndeki itirazı üzerinde durulmayarak eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA,peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.