Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/11724 E. 2013/6604 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/11724
Karar No
2013/6604
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili; müvekkilinin, davalı işyerinde haftada 5 gün 07:30 17:30 saatleri arası çalıştığını, 750,00 TL net ücret aldığını, ancak bazı dönemler haftada 6 gün ve saat 21:00'e kadar çalıştırıldığını, iş akdinin haksız ve bildirimsiz feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla çalışma, genel tatil, yıllık izin alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı vekili, müvekkili firmanın sel felaketi ve ekonomik kriz sonrası yeniden yapılanma sürecinde bazı faaliyetlerinde değişiklik yapılması zarureti nedeniyle davacının iş sözleşmesinin 11/04/2010 tarihinde feshedildiğini, sel dönemi olan 09.09.2009 tarihi ile fesih tarihi arasında çalışılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece emsal ücret araştırması yapılarak davacı iddiası doğrultusunda aylık ücretin net 750,00 TL olduğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda 32'nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanununun 323'üncü maddesinin ikinci fıkrasına (TBK.nun 401 inci maddesine) göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir. Somut olayda davacı makineci olup mahkemece emsal ücret araştırması doğrultusunda davacı iddiası gibi 750,00 TL net ücret aldığı kabul edilmiş ise de, davacı tanığı Alay Baytemür kendisinin makineci olarak çalıştığını, 600,00 TL aldığını ve kendisi gibi makineci olarak çalışan bazı arkadaşları ve ütücü Durmuş’un 600,00 TL aldıklarını, diğer davacı tanığı ... ücret konusunda bilgisi bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı tanığı Alay’ın beyanı karşısında davacının aylık 600,00 TL net ücret aldığı anlaşılmakla bu miktara itibar edilerek işçilik alacaklarının bu ücrete göre hesaplattırılması gerekirken 750,00 TL net ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11724, K. 2013/6604, T. 15.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-11724-e-2013-6604-k-a8395b4ae6ec