Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10813 E. 2013/17998 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10813
Karar No
2013/17998
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle aynı işi yapan diğer işçilerin açtığı davalarda fazla çalışma saatinin farklı hesaplanarak hüküm altına alındığı ve tazminata esas ücret hesabının yemek yardımının dahil edilmeksizin bulunduğu anlaşılmışsa da, o kararları temyiz edenin sıfatları gözetilerek kararların onandığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 07:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını, haftanın iki günü de çalışmanın 21:00'e kadar sürdüğünü, 15 günde 1 pazar çalışması yaptığını, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatı, ile fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davacının genel ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket etmesi nedeniyle iş aktinin haklı olarak feshedildiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını ve işverenden hiçbir alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu'nun 323 ncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler gözönünde tutularak belirlenir. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından özellikle iglili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda; davacı band şefi olarak çalıştığı işyerinde aylık net 1.400,00 TL ücret aldığını iddia etmiş; davalı ise davacının asgari ücret karşılığında çalıştığını savunmuştur. İşyerinde bordrolar asgari ücret üzerinden düzenlenmiştir. Duruşmada alınan beyanlarında davacı tanıkları davacının aylık net 1.400,00 TL ücret aldığını, davalı tanıkları ise davacının asgari ücretin üzerinde ücretle çalıştığını bildirmişlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının brüt 1.959,39 TL ücret aldığının kabülüyle hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, davacının band şefi olarak alabileceği ücretin ilgili meslek kuruluşlarından sorularak davacının aylık ücreti belirlenmeli ve işçilik alacakları bu ücrete göre hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10813, K. 2013/17998, T. 31.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-10813-e-2013-17998-k-60aeab651989