Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10762 E. 2013/9583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/10762
- Karar No
- 2013/9583
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davacının kullandığı makinenin emsal makinelere göre çok bakımsız olduğunu, davacının sendika üyesi olduğunun fesihten 8 gün sonra öğrenildiğini,davacı iş sözleşmesinin feshedileceğini anlayınca sendikaya üye olduğunu, makinede çalışan 4 kişilik ekipten Yunus hariç üçünün iş akdinin feshedildiğini belirtmiştir. Mahkemece, davalı tanık anlatımlarına göre davacının çalışmasının son 2 yılının aynı makinede geçtiği, bu zaman diliminde 23.12.2011 tarihli tutanak dışında bir tutanak tutulmadığı, aynı makinede verim alınamayan bir işçinin başka makineye gönderilmesi tedbirinin davacı hakkında uygulanmadığı, sürekli uyarıldığının söylenmesine rağmen son tutanak hariç hiçbir uyarının olmadığı, performans düşüklüğü açısından ise herhangi bir tedbirin alınmamış olduğu, fesih işlemlerinde sendikanın yetkileri açısından bir olumsuzluğa neden olunmaması, davacı tanık anlatımları ile de sendikal örgütlenmeye yönelik işverenin herhangi bir davranışının olmaması nedeniyle sendikal tazminata hükmedilmemiştir Taraflar arasında işe iadenin sonucu olarak sendikal tazminata hükmedilmesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır. İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. 4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir. Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir. Somut olayda dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetli olup davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı feshin asıl nedeninin kendisi ve iki arkadaşının sendikaya üye olmaları olduğunu belirterek sendikal tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı ise davacının çalıştığı makinenin sürekli kirli olması makineyi zarar vermesi gerekçesiyle iş Kanunu 17. madde uyarınca sözleşmenin feshedildiğini savunmuştur. Davacı tanığı ... davacı ve arkadaşlarının işyerinde sendikal faaliyette bulunup, kendisine de sendikaya üye olma teklifinde bulunduklarını , diğer davacı tanığı ... da , davacı ve arkadaşlarının işçilere sendikaya üye olma teklifinde bulunduklarını , kısa bir süre sonra üçünün de iş akdine son verildiğini belirtmiştir. Davalı tanığı ise davacının tüm çalışma hayatı boyunca iş performansı bakımından sorunlu olduğunu , davacının ve ekip arkadaşının problemler çıkardığını, aynı makinede çalışan diğer ekibin herhangi bir sorunun olmadığını, davacıyla birlikte işten çıkartılan ... ve ...’ında sorun çıkardığını belirtmiştir, Davacı ile birlikte ... ve ... ...’in de iş akdi aynı gün aynı nedenlerle feshedilmiştir. Davacının sendikaya üyelik tarihi 23.12.2011 , sözleşmenin fesih tarihi ise 26.12.2011’ dir. Fesih tarihinde işyerinde sendika üyesi işçi sayısı 3 kişidir ve 3’ünde iş sözleşmesi aynı gün ve aynı nedenle feshedilmiştir. Tüm bu açıklamalar tahtında, davalı işyerinde sendikaya üye sadece 3 işçinin olması ve 3’ünde aynı gün ve aynı nedenlerle iş sözleşmelerinin feshedilmiş olması ve fesih bildiriminde belirtilen hususların davalı tarafından ispatlanamamış olması, ayrıca aynı makinede çalışan Yunus isimli çalışanın sözleşmesinin feshedilmemiş olması, sendikaya üyelik tarihi ile fesih tarihi arasında sadece 3 günlük bir süre olması ve davacı tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davalının fesih esnasında davacı ve arkadaşlarının sendikal faaliyetlerini engellemek amacıyla hareket ettiği ve bu nedenle davacının işe iade davası sonucunda sendikal tazminata hak kazanacağının kabul edilmesi gerekecektir. Davacı işçinin fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 1 yıllık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davalı .... A.Ş şirketi tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı .... A.Ş şirketi. süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacı işçinin işe iadesi için davalı .... A.Ş süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5-Davacının süresinde işe başlatılması durumunda varsa bu alacaktan peşin ödenen kıdem ve ihbar tazminatının mahsubuna, 6-Hüküm tarihinde alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile noksan 3,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Davacı davada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan toplam 179,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 10-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 11-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 23.05.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.