Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10463 E. 2013/16544 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/10463
- Karar No
- 2013/16544
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının avukatlık ücreti dışındaki sair temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, tazminat, işçilik alacakları ve haftanın altı günü yarım saat dinlenme molası olmak üzere 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, yılın belli dönemlerinde (salyangoz ve hamsi sezonu olan Mart-Nisan-Mayıs-Haziran döneminde Ekim-Kasım-Aralık döneminde ise 21.00-22.00 saatlerine kadar çalıştığını belirterek fazla çalışma ücreti alacağını istemiştir. Davalı, zamanaşımı def'inde bulunduğunu, işyerinde 08.00-17.00 saatleri arasında 1.5 saat ara dinlenmesi olacak şekilde haftanın altı günü çalışıldığını, iş yoğunluğunun olduğu zamanlarda konumu gereği davacının zaman zaman fazla çalışma yaptığını, bunun iddia edildiği gibi yoğun olmadığını ve karşılığının ödendiğini, bir kısmının bordrolarda görüldüğünü, bir kısmı için ayrı ödeme bordrolarının düzenlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece tanık beyanlarına göre işyerinde fazla mesai yapıldığı, emsal kararlara göre günlük çalışmanın üzerinde günlük 3 saat fazla çalışma yaptırıldığı gerekçesi ile fazla mesai ücretinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Somut olayda, tanıklar yılın belli dönemlerinde fazla çalışmanın günde 4 saate çıktığını, hamsi döneminin yarısında, salyangoz döneminin 2/3 ünde 4 saatlik fazla çalışma yapıldığını ve bu çalışmaların karşılığının ödendiğini belirtmişlerdir. 2007 yılı Haziran, Temmuz, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları, 2008 yılı Mart, Nisan, Ekim, Aralık ayları, 2009 yılı Nisan, Eylül, Aralık ayları, 2010 yılı Eylül, Ekim ayları ile 2011 yılı Ocak ve Ağustos ayları bordrolarında fazla mesai ücreti ödemesi görülmüştür. Söz konusu bordroları davacının ihtirazi kayıtsız imzaladığı anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sezonluk dönemde yapılan fazla çalışmaların ödendiği beyan edildiğinden herhangi bir hesaplama yapılmamıştır. Oysa ki, davacının salyangoz ve hamsi sezonu olan Mart-Nisan- Mayıs-Haziran dönemi ile Ekim-Kasım-Aaralık döneminde günde 4 saat fazla çalışma yaptığı tanık anlatımları ile sabittir. Davacı fazla çalışma yaptığını ispatlamıştır. Bu noktada, fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini ispat yükü işverene düşmektedir. Mahkemece, davacının sezonluk dönemde yaptığı fazla çalışmalarının karşılığının ödendiği yönündeki tanık beyanlarına itibar ile bu dönem için fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmiş olması hatalıdır. Yapılacak iş, davacının sezonluk dönemde yaptığı fazla çalışmalar tespit edilerek, ödeme yapılan aylar dışlanmak suretiyle fazla mesai ücretinin hesabı konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak bir değerlendirme yapıldıktan sonra çıkacak sonuca göre karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.