Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10089 E. 2013/17301 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10089
Karar No
2013/17301
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde 25/09/1999 tarihinde çalışmaya başladığını, 22/05/2009 tarihinde iş akdini işveren tarafından tek yanlı olarak feshedildiğini, davalı aleyhine işe iade davası açtığını, Antalya 3. İş Mahkemesinin 2009/450-2009/158 E.K. sayılı kararı ile işe iadesine karar verildiğini, tüm prosedürün tamamlanmasına rağmen işe iade edilmediğini, kıdem tazminatının eksik ödendiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının ücretlerinin yasaya uygun olarak ve eksiksiz şekilde ödendiğini, ücret hesap pusulalarının ihtirazı kayıtsız imzalı olduklarını, kıdem tazminatının ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait işyerinde 01/01/2000-22/05/2009 tarihleri arasında 9 yıl 4 ay 22 gün çalıştığı, davacının kıdem tazminatının ödendiğini, bakiye kıdem tazminatı alacağının bulunmadığı, ücret bordroları incelendiğinde, normal ücret yanında, hafta tatili, aylara göre değişen miktarlarda fazla mesai ve çalışılan ulusal bayram genel tatil günleri karşılığı zamlı ücret tahakkuklarının yapılarak ödendiğinin anlaşıldığı, ücret pusulalarında yazılı olanın dışında, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının yöntemince ispatlanması gerektiği, bu hususun tanıkla ispatı mümkün olmadığından davacının fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarına yönelik taleplerinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda; Mahkemece davacının ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku olduğu gerekçesiyle fazla mesai ücreti talebinin reddine karar verilmiş ise de dosyada bulunan bir kısım ücret bordrolarında davacının imzasının olmadığı görülmektedir. Davacının ücretlerinin banka kanalıyla ödenip ödenmediği tespit edilerek banka kanalıyla ödendiğinin tespiti halinde banka kayıtları getirtilerek ödemelerin ücret bordroları ile uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, banka kayıtlarına göre ücret bordrolarındaki fazla çalışma ücreti tahakkuklarına uygun olarak ödeme yapılmadığının tespiti halinde veya ödemelerin banka kanalıyla yapılmadığının tespiti halinde tüm dosya kapsamına göre davacının imzasının bulunmadığı aylar için fazla mesai ücreti alacakları hesaplanmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. 3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir. Dairemizce son yıllarda, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Somut olayda; ücret bordrolarında çalışılan genel tatil ücreti alacaklarının zamlı olarak tahakkuk ettirildiği kabul edilmiş ise de bordrolarda genel tatil ücreti günlerine ilişkin ödemelerin zamsız olduğu görülmektedir. Tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. 4-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının işe giriş tarihi SSK kayıtlarına göre 01.01.2000 olarak kabul edilmiş ise de dosyada bulunan ücret bordrolarında davacının işe giriş tarihinin 25.09.1999 tarihi olarak gösterildiği anlaşılmış olmakla davacının işe giriş tarihi 25.09.1999 tarihi olarak kabul edilerek davacının fark kıdem tazminatı alacağı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10089, K. 2013/17301, T. 24.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-10089-e-2013-17301-k-afc51c92241f