Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10056 E. 2013/17327 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10056
Karar No
2013/17327
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, son 1,5 yıldır garanti asgari ücretinin ödenmediğini, sürekli ödenmesini talep ettiğini, davalı şirketin ekonomik yönden zorda olduğunu, toptan ödeme yapılacağı şeklinde davacıyı oyaladığını ve bu nedenle çalışması çekilmez hal aldığı için haklı nedenlerle iş akdini 10/08/2007 tarihinde feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının tüm ücretlerini aldığını, işi kendisinin bıraktığını, çalıştığı aracın anahtarını şirkete bırakıp gittiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdini haklı sebeple feshettiği, 4857 sayılı Yasanın 24/2-e maddesine göre ücretin ödenmemesinin işçi bakımından derhal fesih hakkı doğurduğu, davalı şirket tarafından her ne kadar yargılama sırasında ücret bordroları ibraz edilmiş ise de bunların imzasız olduğu ve davalı tarafından ücretin ödendiğinin tespit edilemediği, davalı işverenin 15 ay süresince davacının ücret alacağını ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı ücret alacaklarının ödenmemesi sebebi ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve ücret alacağı isteğinde bulunmuştur. Davalı ücretlerinin ödendiğini savunarak davacıya ücretlerinin ödenip ödenmediği konusunda yemin teklif etmiş bu yemin teklifi üzerine davacı vekili ücret alacağı talebinden feragat etmiştir. Davacının ücret alacağının bulunduğunu ispat ettiği kabul edilemez. Böyle olunca ücret alacağının ödenmemesi sebebi ile işçinin haklı feshi de kabul edilemez. Kıdem tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. 3-Davacı 17.11.2008 tarihli dilekçesi ile 100,00 TL yıllık izin ücreti talebinde bulunmuş, 31.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi yıllık izin ücreti isteğini 2.273,84 TL olarak ıslah ederek artırmıştır. Islah dilekçesinin tebliği üzerine davalı vekili süresinde zamanaşımı savunmasında bulunmuş artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını belirtmiştir. Fesih tarihi 10.08.2007 olup yıllık izin alacağı 5 yılda zamanaşımına uğramakla ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı düşünülmeksizin ıslahla artırılan yıllık izin ücreti talebinin kabulü de hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10056, K. 2013/17327, T. 24.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-10056-e-2013-17327-k-018595d43e6f