Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2011/1670 E. 2011/4218 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1670
Karar No
2011/4218
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 14.06.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun mülkiyet hakkının kapsamına ilişkin 684. maddesi hükmüne göre, bir şeye malik olan o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olduğu gibi, 718. maddesi hükmüne göre de taşınmaz mülkiyeti araziyle birlikte arazinin üzerinde bulunan bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatları da kapsar. Yine aynı Kanunun 688. maddesinde açıklandığı üzere paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Bu kuralların ayrık hali olmak üzere; üzerinde ana taşınmazın değerinde artışa neden olan bina ağaç ve sair gibi bütünleyici parça niteliğinde muhtesat bulunan taşınmazların ortaklığının satış yolu ile giderilmesinin istenilmesi halinde, muhtesatların kime ait olduğu hususunda tapu kaydında şerh bulunmaması veya tüm paydaşların bu konuda ittifak etmemesi nedeniyle açılacak tespit davası sonunda bu konuyu belirleyen kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu taktirde, böyle bir kesin hükmün ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemeyi bağlayacağı ve muhtesata isabet eden bölümün sadece muhtesat sahibine, arza isabet eden bölümün de payları oranında tüm paydaşlara verilmesini sağlayacak biçimde oranlama yapılıp, taşınmazın satışından elde edilecek paranın da bu oran dahilinde paydaşlara dağıtılmasına karar verileceği kuşkusuzdur. Somut olayda davalı taraf taşınmaz üzerindeki muhdesat meydana getirildikten sonra satın alma yolu ile taşınmazda paydaş olduğuna göre, bu satın alma ile üzerindeki muhdesatın da bedelini ödeyerek taşınmaza sahip olduğu tartışmasızdır. Bu halde yukarıda açıklanan ayrık halin uygulanamayacağının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek ve yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen 3.486,90 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf yararına taktir ve tespit olunan 825,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 21.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1670, K. 2011/4218, T. 21.06.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2011-1670-e-2011-4218-k-48ecb192481b