Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/4536 E. 2011/1149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4536
Karar No
2011/1149
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan Sururiye vs.Kayyımı İstanbul Defterdarlığı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Asıl ve birleşen dava tapuda kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 9 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun mülkiyet hakkının kapsamına ilişkin 684. maddesi hükmüne göre, bir şeye malik olan o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olduğu gibi, 718. maddesi hükmüne göre de taşınmaz mülkiyeti araziyle birlikte arazinin üzerinde bulunan bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatları da kapsar. Yine aynı Kanunun 688.maddesinde açıklandığı üzere paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Somut olaya gelince; dava dilekçesi içeriği ve toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 9 ada 7 parsel sayılı taşınmazın "bahçeli ahşap ev" niteliği ile tapuya kayıtlı olup tarafların taşınmazda paydaş oldukları, davacı tarafın taşınmaz üzerindeki muhdesatları önceki paydaşlardan satın aldıklarını öne sürerek görülen davayı açtıkları anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklanan hukuki olgu gözetildiğinde taşınmaz arzından pay satın alan, payı oranında üzerindeki muhdesatın da sahibi olur. Muhdesatın taşınmazın zemininden (arzdan) ayrı olarak satılması ve durumun tapu kütüğüne işlenmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca; bu istem ile açılan ve eda davasının öncüsü niteliğinde olan tespit davası dinlenemez. Mahkemece bu olgular gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, bir kısım davalılar kayyımı İstanbul Defterdarlığının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4536, K. 2011/1149, T. 01.03.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2010-4536-e-2011-1149-k-4c10639356fa