Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/3456 E. 2011/312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3456
- Karar No
- 2011/312
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, sözleşme hükümlerine göre, işin yapımı sırasında üçüncü kişilere verilecek zararı ödemeyi davalı yüklenici şirketin üstlendiği, iş sahibi davalı ... Belediyesi’nin sözleşmeye göre sorumluluğunun bulunmadığı gerekçe gösterilerek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de Borçlar Kanunu’nun 51/2 maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Ayrıca, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3 üncü maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur. Somut olayda, davalı ... Belediyesi ile diğer davalı yüklenici şirket arasındaki sözleşme hükümleri bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde iş sahibi olan davalı ... Belediyesi’nin işin yapımı sırasında yüklenici şirkete emir ve talimat verme, işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanındığı görülmektedir. Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alındığında davalı ... Belediyesi’nin de diğer davalı ile birlikte zarardan ortak (müteselsil) olarak sorumlu tutulması gerekirken sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen ve zarar gören üçüncü kişilere karşı öne sürülmesi mümkün bulunmayan sözleşme hükümleri gerekçe gösterilerek davalı ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken, hüküm yerinde yasal faize hükmedilmesi dahi doğru olmamış, davacının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 25.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.