Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/573 E. 2026/4683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/573
- Karar No
- 2026/4683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1752 D.İş KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 2.919.789,62 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.03.2023 tarihli ve 2023/394 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.03.2023 tarihli ve 2023/1752 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.02.2026 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/22879 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/22879 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-1567 sayılı Kanun'un 1. maddesinin "Kambiyo, nukut, esham ve tahvilat alım ve satımının ve bunlar ile kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetlerin ve ticari senetlerle tediyeyi temine yarıyan her türlü vasıta ve vesikaların memleketten ihracı veya memlekete ithalinin tanzim ve tahdidine ve Türk parasının kıymetinin korunması zımnında kararlar ittihazına Cumhurbaşkanı salahiyetlidir." şeklinde olduğu, bu Kanun'un uygulanmasının çerçevesinin 11.08.1989 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (32 sayılı Karar) ile belirlendiği, bu kararın 3. maddesinin Türk Lirası'na, 4. maddesinin ise dövize yönelik düzenlemeler içerdiği, bu çerçevede 3/a maddesinde Türk Lirası, 4/a maddesinde ise dövizle ilgili olarak, bu değerlerin yurttan ihracı ve yurda ithalinin serbest olduğunun belirtildiği, ancak 3/d ve 4/f maddelerinde 25.000 TL'yi ya da 10.000 €'yu aşan değerlerin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek esaslara göre yapılacağının düzenlendiği, bu esasların ise Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 Sayılı Tebliğ'in (32/34 sayılı Tebliğ) 3. ve 4. maddelerinde düzenlendiği, bu düzenlemelere göre de yolcu beraberinde 25.000 TL ya da 10.000 € veya eşitini aşan dövizin ... idarelerine nakit beyan formu ile beyan edilerek çıkartılacağının belirtildiği, yine her iki maddede de beyanda bulunulmaması halinde, 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirileceğinin öngörüldüğü, tüm bu düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, Türk Lirası veya dövizin yurtdışına çıkarılması serbest olup herhangi bir izin alınmasının öngörülmediği, yalnızca yolcu beraberinde belli bir miktarı aşan Türk Lirası veya dövizin ihracında ... idaresine beyan edileceğinin düzenlendiği, kabahatliye uygulanan idari para cezasına dayanak olan 1567 sayılı Kanun'un 3/2. maddesindeki düzenleme ise "Fiil, 1 inci maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedeli kadar, teşebbüs halinde bu bedelin yarısı kadar idarî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde olup kabahatin oluşabilmesi için kanunun 1. maddesindeki kıymetlerin izinsiz olarak yurttan çıkartılması ve yurda sokulması gerektiği, oysa yukarıda izah edildiği üzere Türk Lirası ya da dövizin yurtdışına çıkartılması için izin alınması gerekmediğinden, izinsiz olarak yurttan çıkartılmalarından da bahsedilemeyeceği, dolayısıyla 1567 sayılı Kanun'un 3/2. maddesindeki kabahatin de oluşmayacağı, ancak eylemin sabit olması halinde, Tebliğin 3. ve 4. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olarak nakit beyan formu ile beyan edilmemesi nedeniyle, yine aynı maddelerde de işaret edildiği üzere 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki kabahatin oluşabileceği cihetle, kabahatli hakkında 1567 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğunun anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-Dosya kapsamında aldırılan 02/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3/3. maddesinde yer alan düzenlemeye göre ceza miktarının alt ve üst sınırının hesaplandığı, ancak incelemeye konu idari para cezasının 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu'nun 3/2. maddesine aykırı davranmaktan düzenlendiği, düzenlenen bilirkişi raporunun somut olaya uygun olmadığı, bu nedenle dava konusu idari yaptırıma ilişkin yeni bir bilirkişi raporu alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı istem yönünden yapılan değerlendirmede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı isteminin KABULÜNE, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.03.2023 tarihli ve 2023/1752 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2022 tarihli ve 2022/712 İdari Yaptırım Karar numaralı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE, Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.