Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/453 E. 2026/5510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/453
- Karar No
- 2026/5510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/369 E., 2025/83 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun ( 5846 sayılı Kanun) 71/1, 81/ 13... sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine dair Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/298 Esas, 2014/33 Karar sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 03.10.2018 tarihli ve 2015/33704 Esas, 2018/9778 Karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteâkip, yeniden yapılan yargılamada sanığın manevi veya mali haklara tecavüz suçundan 5846 sayılı Kanun'un 71/1, 81/ 13... sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2019/367 Esas, 2019/1118 Karar sayılı kararının 31.01.2020 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 05.09.2023 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine ilişkin Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2025 tarihli ve 2024/369 esas, 2025/83 sayılı kararının temyiz edilmeksizin usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/2052 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/2052 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.02.2022 tarihli ve 2021/19960 esas, 2022/1864 karar sayılı ilamında yer alan "...Hükümden sonra 17/07/2020 tarih ve 31188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 143. maddesiyle değiştirilen 81’inci maddesinin on üçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71’inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71’inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmünün iptal edilmesi ve 5237 sayılı TCK'nun 44’üncü maddesinde ise “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmiş olması karşısında; Somut olayda, sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişilerin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikâyetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanunun 71’inci maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suçun hem de aynı Kanunun 81’inci maddesindeki sanığın eylemine uyan ve re'sen takibi gerektirmesi nedeniyle CMK’nun 253 ile devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı ve TCK'nun 44. maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanık tarafından bandrolsüz veya sahte bandrollü kitap satıldığının anlaşıldığı somut olayda, sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişilerin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikâyetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanunun 71’inci maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suçun hem de aynı Kanun'un 81’inci maddesindeki sanığın eylemine uyan ve re'sen takibi gerektirmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 253. ile devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumununun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozulması talep edilen Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2025 tarihli, 2024/369 Esas, 2025/83 Karar sayılı kararına konu dosyada, hakkında yargılama yapılan sanığın isminin ... olduğu ve bandrolsüz kitap satıldığı halde, ihbarnamede dosya içeriği ile çelişkili şekilde sanık isminin ... olarak yazılması ve sahte bandrollü kitap satıldığı şeklinde anlatıma yer verildiği anlaşılmakla, dosya içeriği ile ihbarname arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen çelişkilerin giderilerek yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.