Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/279 E. 2026/4362 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/279
Karar No
2026/4362
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1447 E., 2025/3128 K. SUÇ : 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli beraat kararının o yer Cumhuriyet savcıcı tarafından istinaf edilmesi üzerine sanık hakkındaki beraat kararı kaldırılarak sanığın 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un (7258 sayılı Kanun) 5/1-b maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 02.07.2019 tarihli kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 04.02.2025 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.09.2025 tarihli kararı ile sanığın, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, anılan Kanun'un 5/1-b maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve Kanun'a aykırı olduğuna, İlk Derece Mahkemesince arama işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiğine, beraat kararının yerinde olduğuna, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi raporunda yer verilen ziyaret geçmişlerinin sanığa ait olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığına ve ziyaret geçmişleri bakımından dosya kapsamına göre fiiliyata geçilmemiş olduğuna, 2 sitede baskıya hazır kupon örneğine rastlanmadığına, yargılamaya konu suçun teşebbüs aşamasında işlenebilen bir suç olmadığına, delillerin umuma açık iş yerinde ve görünür halde ele geçtiği yönündeki gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, umuma açık yerde ve görünür halde eşyaların bulunmasının, işlenen suçun sanığa isnat edileceği anlamına gelmediğine, sanığın tek suçunun suçun işlendiği iş yerinde bulunması olduğuna, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, başka bir şüphelinin bulunmamasının, müvekkilinin sanık olabileceği kanaatini uyandırmaması gerektiğine, dosyada ne bir suç üstü hali ne de polis memurları dışında tanık bulunmadığına, her ne kadar umuma açık bir alandan bahsedilmiş ise de, bahsedilen yerin kapalı bir iş yeri olduğuna, umuma açık olmasının, arama işlemini gerektirmeyecek şekilde yapılabileceği anlamına gelmediğine, usule aykırı en büyük işlemin bu olduğu kanaatinde olduklarına, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/279, K. 2026/4362, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-279-e-2026-4362-k-90b4558c6c53