Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/5981 E. 2026/7413 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5981
Karar No
2026/7413
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/451 E., 2025/475 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil araçlarının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi üzerine, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı,

Sanığın temyiz istemi üzerine, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

III. Suçta Kullanılan Nakil Araçlarının İadesi Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Güvenlik tedbiri niteliğinde olan dava konusu nakil araçlarının müsaderesi ya da iadesine ilişkin hususlarda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği cihetle, suçta kullanılan nakil araçlarının kayden maliki olan ...'ın kovuşturma aşamasında alınan beyanında çekici ve dorsenin kendisi adına kayıtlı olduğunu ancak fiilen yeğeni olan sanığın kullanımında olduğunu beyan ettiği, dolayısıyla suçta kullanılan çekici ve dorsenin suç tarihinde haricen sanığa ait olduğunun anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca suça konu eşyanın yakalandığı dorsenin ağırlıklı bölümünü oluşturması ile dava konusu eşyanın değeri nazara alındığında suçta kullanılan çekici ve buna bağlı dorsenin müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/3. maddesi uyarınca işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesindeki koşulların oluştuğu cihetle, suçta kullanılan çekicinin ve buna bağlı dorsenin müsadere edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/5981, K. 2026/7413, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-5981-e-2026-7413-k-d56c2ed108a9