Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/4069 E. 2025/13377 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4069
- Karar No
- 2025/13377
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/53 E., 2025/156 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, Mahkemece 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca cezanın belirlenmiş olmasına karşın, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılarak hüküm tesisi,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının "3/23." fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınmadan, 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrası uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi,
3. 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesinde yapılan değişikliğin 12.03.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak; sanık hakkında verilen 05.02.2021 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz hukuken varlık kazanmadığı, hüküm niteliğinde olmadığından müsadereye ilişkin kararın bu aşamada infaz edilemeyeceği, bu haliyle infazı mümkün bulunmadığı, bu nedenle açıklanan hükümde iddianamede müsaderesi talep edilen davaya konu eşya hakkında denetime ve infaza olanak verecek biçimde yeniden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.Yargılama giderlerinin dökümünün, hükmün esasını oluşturan kısa kararda denetime olanak verecek şekilde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, kısa kararda gösterilmeyip gerekçeli kararda dökümünün yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 324/2. maddesine aykırı davranılması ve önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5.Gerekçeli karar başlığında sanığın nüfusa kayıtlı olduğu yerin gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.