Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3683 E. 2025/14706 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3683
Karar No
2025/14706
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/102 E., 2025/99 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

1.Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-2-3 fıkralarında sayılan hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi,

2.5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin sekizinci fıkrası gereği "denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına" ilişkin hükme yer verilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün 2 numaralı bendinin yedinci paragrafında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının hükümden çıkartılarak yerine "24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına 53/1-e bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi ve hükmün 2 numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi ihtaratından sonra gelmek üzere, hükme ''5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanığın kovuşturma aşamasında dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırdığı, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığı, adlî sicil kaydına göre sabıkasız olan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müsessesesine objektif koşullar bakımından da engel hali bulunmayan, duruşmadaki tutum ve davranışları dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereği takdiri indirim uygulanan sanığın, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinin (c) bendi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, "katılan kurum zararını gidermemesi...." şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2.5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin sekizinci fıkrası gereği "denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına" ilişkin hükme yer verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Hükmün (3) numaralı bendinde "Suçun konusunu oluşturan müsadere konusu eşyaya el konulamadığı anlaşıldığından tespit edilen suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri olan 28.765,00 TL'nin 5237 sayılı Kanun'un 54/2 maddesi uyarınca müsadere edilerek sanıklardan tahsili ile hazineye irat kaydına", karar verilirken, (5) numaralı bendinde "Suça konu eşyaların 5607 Sayılı Yasanın 13/1 maddesi göndermesiyle 5237 sayılı Kanun'un 54.maddesi gereğince MÜSADARESİNE, eğer eşyalar tasfiye edilmiş ise bedelinin hazineye irad kaydına" karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3683, K. 2025/14706, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-3683-e-2025-14706-k-e466139866e6