Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3490 E. 2026/6321 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3490
Karar No
2026/6321
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1049 E., 2025/216 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 08.02.2015 tarihli eylemden dolayı açılan kamu davasının yargılaması neticesinde 22.12.2016 tarihinde sanığın beraatine karar verilmiştir.

Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından 01.10.2019 tarihinde sanık hakkındaki beraat kararının kaldırılarak, sanığın toplu kaçakçılık suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 3.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.

Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.10.2019 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılama sırasında; sanığa ilişkin zincirleme suça esas olabilecek 05.02.2015 suç tarihli kesinleşen dosyada uyarlama yargılaması yapıldığı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında dosyaya konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırdığı ve uyarlama yargılaması neticesinde sanığın 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdildiğinin, kararın itiraz edilmeden kesinleştiğinin belirlenerek, kesinleşen dosyanın bir örneğinin UYAP (Ulusal yargı ağı projesi) sistemi üzerinden iş bu dosya arasına alındığı ve yargılama neticesinde 12.04.2022 tarihli karar ile sanığın zincirleme kaçakçılık suçundan 2 yıl 4 ay 3 gün hapis ve 2.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme suça esas alınan kesinleşen dosyada sanığa verilen 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezasının mahsubu ile sanığın 1 yıl 9 ay 13 gün hapis ve 2.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.

Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.05.2024 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılama neticesinde 18.02.2025 tarihli karar ile; sanığın zincirleme kaçakçılık suçundan 2 yıl 4 ay 3 gün hapis ve 2.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme suça esas alınan kesinleşen dosyada sanığa verilen 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezasının mahsubuna, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanığa verilen cezanın az olduğuna, suça konu eşya ve nakil araçlarının müsaderesinin gerektiğine ilişkindir.

Sanık ... müdafiin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, tanık Hakkı Eser'in beyanının sanığın lehine olduğuna, sanık Ferdi Duran'ın diğer sanıkları kandırdığına, sanığın eyleme iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, arama işlemi ve sonucunda elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerekirken uygulanmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizin 15.05.2024 tarihli bozma ilamında (2) numaralı bozma nedeni olarak gösterildiği üzere; zincirleme suça vücut veren eylemlerden 08.02.2015 tarihli eylemin toplu kaçakçılık suçu, 05.02.2015 tarihli eylemin ise bireysel kaçakçılık suçu kapsamında olduğu, sanığın zincirleme kaçakçılık eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak teselsül etmediği anlaşılmakla; sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son cümlesi yollaması ile aynı maddenin 5 ve 10. fıkraları uyarınca temel ceza belirlenip, belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra, bulunan zincirleme suça ilişkin

artırım miktarının, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollaması ile aynı maddenin 5 ve 10. fıkraları ve aynı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezaya eklenmesi suretiyle uygulama yapılması yerine, zincirleme kaçakçılık eylemlerinin, toplu kaçakçılık olarak teselsül etmediği gözetilmeden doğrudan toplu kaçakçılıktan verilen ceza miktarı üzerinden zincirleme suç artırımı yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından kurulan hükme yönelik olarak katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(b) maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sayın çoğunlukla uyuşmazlığımız 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin tatbikine ilişkindir.

Ceza Genel Kurulunun 20/04/1999 tarihli ve 61-745 sayılı kararında belirtildiği üzere; bir suçun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulü halinde, faile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmeyip, tek bir ceza verilerek bu ceza üzerinden TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılmasının gerekeceği,

Failin işlediği suçlar aynı nitelikte ise, örneğin her biri suçun basit veya nitelikli hali ise burada cezanın bu basit veya nitelikli hal üzerinden belirleneceği, failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit, bir kısmı da nitelikli hali ise nitelikli hal daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise cezanın bunun üzerinden belirlenmesinin gerektiği, ancak nitelikli halin suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal olması halinde ise cezanın suçun basit şekli üzerinden belirlenmesinin gerektiği,

Suçlardan birinin tamamlanmış diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulacağı, tamamlanmış

olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayır ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği hususları gözetildiğinde,

Dava konusu olayımızda, Dairemizce sanığın 05/02/2015 tarihinde işlediği suçun basit hali olan bireysel kaçakçılık suçu ile 08/02/2015 tarihinde işlediği suçun nitelikli hali olan toplu kaçakçılık suçunu zincirleme şeklinde işlediğinin kabul edildiği nazara alınarak, sanık hakkında ceza tayin edilirken suçun nitelikli hali olan toplu kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son, 4/2. maddeleri uyarınca ceza belirlendikten sonra tayin edilen ceza üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanarak TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle hüküm kurulması isabetli olduğundan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyiz.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3490, K. 2026/6321, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-3490-e-2026-6321-k-d6fb32fabf6f