Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/2369 E. 2025/9156 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2369
- Karar No
- 2025/9156
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/98 E., 2024/289 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2011/133 Esas, 2016/96 Karar sayılı hükmünün Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19.02.2024 tarihli kararı ile bozulması üzerine yerel mahkemece 06.11.2024 tarihli hükümle Dairemiz kararına direnilmesi suretiyle hüküm tesis edilmiş ise de; Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; A) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, B) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, C) Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, D) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu itibarla inceleme konusu kararın direnme kararı niteliğinde olmayıp, eylemli uyma niteliğinde olduğu ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu gözetilerek; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suça konu ihracat beyannamelerinin gümrük müşaviri sanık ...'in şifresi kullanılarak tescil edildiği, bu şifre olmadan eylemin icra edilmesi mümkün olmadığı gibi söz konusu TIR karnesi muhteviyatı eşyaları ... firmasının naklettiği ve anılan firmanın çalışanı olan sanık ...'in şifresi ile TIR karnelerine alt satırlar açılarak yavru beyannamelerin düzenlendiği, bunun yanında söz konusu ihracat beyannemelerinin ... Oturma Grupları Mobilya Tekstil Gıda Nakliyat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescil edildiği ve bu firmanın temsile yetkili ortağının da sanık ... olduğu, 29.12.2009, 29.12.2009, 02.03.2010, 02.03.2010 tarihli 4 adet ihracat beyannamesinin ekinde bulunması gereken TIR karneleri ve diğer belgeler olmadan tescil edildikleri, bu nedenle suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesindeki düzenleme gereği "İhracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek" fiilinin somut olayda gerçekleştiği, keza suça konu diğer ihracat beyannamelerinin ekinde yer alan TIR karneleri incelendiğinde her bir yavru beyanname muhteviyatı eşyanın farklı bir TIR aracı ile nakliyesinin yapılması ve ayrı bir çıkış beyannamesine bağlanarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 150 ve devamı maddeleri gereğince tescil edilmesi gerekirken yavru beyannamelerin yer aldığı TIR karnelerinin sadece bir çıkış beyannamesine bağlanması ve aracın istiap haddine göre ana beyanname muhteviyatı eşyaları taşıyan nakil araçlarının yavru beyanname kapsamındaki eşyaları nakletmesinin dosya kapsamına göre mümkün olmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların iştirak halinde yavru beyannamelere konu eşyaları Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkartmadıkları halde ihraç etmiş gibi gösterdiklerinin sabit olduğu gözetilerek, resmî belgede sahtecilik suçu bakımından sanıklardan ...'in gümrük müşaviri olması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca ... ve ...'in eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi gereğince, kaçakçılık suçu bakımından ise suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/14. (suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 3/9.maddesi) ve 4/2. maddeleri gereği mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken Mahkemece bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde beraat ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakameleri Usulü Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.