Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1616 E. 2026/6249 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1616
Karar No
2026/6249
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2180 Esas, 2024/3095 Karar SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebinine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ A.İlk Derece Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2024 tarihli ve 2023/1008 Esas, 2024/413 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18, 3/23. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

B.İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/2180 Esas, 2024/3095 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Dava konusu kaçak eşyaların yakalandığı iş yerinin sanık ... 'a ait olması ve diğer sanık ...'ın iş yerinin sanık ... tarafından işletildiği yönündeki savunması birlikte değerlendirilerek sanığın mahkûmiyeti yerine verilen kararın hatalı olduğundan bahisle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, "..sanığın üzerine atılı suçu, (istinaf dışı diğer sanık ... ile iştirak halinde birlikte ) işlediğine dair somut ve objektif bir delilin yargılama aşamasında elde edil(e)memiş olması, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi, "şüpheden sanık yararlanır" evrensel ceza hukuku ilkesi gereği" şeklindeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III.KARAR ''Değerlendirme ve Gerekçe'' bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin sanığın beraatine ilişkin kararında, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/1616, K. 2026/6249, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-1616-e-2026-6249-k-db16d42dbf49