Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7737 E. 2026/6523 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7737
- Karar No
- 2026/6523
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/841 E., 2024/864 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın kolluk tarafından alınan savunmasında "sigaralar bana ait olmadığından etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiyorum" şeklindeki beyanından soruşturma aşamasında ödeme iradesinin bulunmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında her ne kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesinin uygulanmamasının gerekçesi belirtilmemiş ise de, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmadığı ve buna ilişkin "daha önce aynı suçtan defaten mahkum olduğu böylelikle uslanmaz ve suçlu kişiliği dikkate alındığında ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizce kanaate varılmadığından" şeklinde gerekçe belirtildiğinden mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hükmün "Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe" başlıklı bölümünde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi uyarınca cezada "1/3" indirim uygulandığının belirtilmesi gerekirken hüküm kısmında dosya kapsamı ve bozma ilamına uygun indirim oranının gösterilmesi nedeniyle, "2/3" indirim uygulandığının belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına karar verilen bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.