Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6843 E. 2025/6327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6843
- Karar No
- 2025/6327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR : 2024/92 D. İş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/347 Esas, 2018/624 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmasına ve 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeksizin 29.09.2018 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkında 7242 sayılı Kanun ile getirilen lehe düzenlemelerden dolayı yapılan uyarlama yargılaması sonucunda Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2022/87 Esas, 2023/1431 Karar sayılı kararı sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara yönelik katılan vekilinin itirazının ise Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli ve 2024/92 D. İş sayılı kararı ile ''katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması nedeniyle'' kabulüne karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101725 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101725 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şekli olarak değil, hem maddi olay, hem de hukuki yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir" şeklindeki 271/2. maddesi karşısında, somut olayda işin esası hakkında karar verme yetkisinin itiraz merciinde olduğu, mahkemesince tamamlanması gereken bir eksiklik bulunmadığı, merciince vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulüne karar verilmesinin Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2023 tarihli kararının kaldırılmasını gerektirmediği, dolayısıyla merciince itirazın kabulüne karar verildikten sonra, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendisini vekille temsil ettiren katılan yararına tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE "Kanun Yararına Bozma" olağanüstü kanun yollarındandır. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Bu olağanüstü kanun yolunun amacı, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsi hak niteliğindeki vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.