Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6415 E. 2024/9443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6415
Karar No
2024/9443
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Temyiz edilemeyecek karar olduğundan temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 13.06.2022 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/1490 Esas, 2022/1900 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uludere Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2016/196 Esas, 2017/109 Karar sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezasıyla mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.10.2018 tarihli ve 2018/1472 Esas, 2018/2544 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkûmiyete ilişkin kararı kaldırılarak sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezasıyla mahkûmiyetine karar verildiği, bu hükmün sanık müdafisinin temyiz dilekçesi üzere dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.05.2020 tarihinde 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesine dayanılarak lehe yasa değerlendirmesi için Mahkemesine iade edildiği, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihinde ilk derece mahkeme kararının bozulmasına karar verilerek dosyanın mahkemesine gönderildiği, Uludere Asliye Ceza Mahkemesince 01.04.2021 tarihli ve 2020/124 Esas, 2021/127 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün kurulduğu, bu kararın sanık müdafisi tarafından tekrar istinafı üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2022/1490 Esas, 2022/1900 Karar sayılı kararı ile istinafı başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve bu yöndeki kararın da temyizi üzerine aynı Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince kararın kesin nitelikte olduğundan 13.06.2022 tarihinde ek karar verildiği, bu ek kararın da temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi heyeti çoğunluğunca onanmış ise de, aşağıdaki gerekçelerle bu karara katılmıyorum. Çünkü; Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2008 tarih ve 2008/18 Esas, 2008/78 Karar ... v.b. emsal kararlarında da belirtildiği üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların lehe yasa değerlendirmeleri yönünden mahalline gönderilmesi esnasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu yöndeki vermiş olduğu kararların Yargıtay Daire bozma kararı sonuçlarını doğuracağı, 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” şeklindeki düzenlemenin de bu doğrultuda değerlenmesi gerekeceği, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak yeniden hüküm kurulup cezanın artırılması yöndeki verilen kararın da temyiz incelemesine tabi olduğu, nitekim temyiz aşamasındaki dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcığında bulunduğu esnada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca önündeki dosya ilk derece mahkemesinin olmadığı için tebliğname ile Yargıtay Dairesi’ne (Dairemize) gönderilmesi gerekirken yasa hükmüne yanlış anlam verilerek Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde de bozma sonuçları gereği olarak Bölge Adliye Mahkemesi Dairesinin artık bozma gereğini yerine getirmesi gerekeceği yani somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca lehe yasa değerlendirmesi yapması gerekeceği, bunun aksine dosyanın tekrar ilk derece mahkemesine gönderilmesi, ilk derece mahkemesinin de hüküm kurması, verilen yeni hükmün istinaf incelemesine tabi kılınıp ceza miktarı itibarıyla temyiz sınırının altında olduğundan istinafın reddine karar verilip burada kesinleştirilmesinin yargılama süreci ve mevcut mevzuat ile Yargıtay uygulamalarına aykırılık oluşturacağı görülmektedir. Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun değerlendirmesi yönünden dosyayı gönderme sonrası gerek Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin sonraki iade kararı, gerekse ilk derece Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin sonraki kararı, yine Bölge Adliye Mahkemesinin istinafı reddi kararlarının hukuki değerden yoksun olup temyiz incelemesi yönünden dairemize gönderilen dosyada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.10.2018 tarih 2018/1472 Esas, 2018/2544 Karar sayılı kararına yönelik düzenlediği tebliğname doğrultusunda dosya esastan incelenerek sanığın subüt bulan üzerine atılı kaçakçılık suçundan dolayı dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de Bölge Adliye Mahkemesine ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmektedir. Belirtilen gerekçelerle Dairemiz heyetimizin çoğunluk görüşene iştirak edilmemiştir. 24.10.2024

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6415, K. 2024/9443, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-6415-e-2024-9443-k-eb04ab40650d