Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6392 E. 2024/11458 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6392
- Karar No
- 2024/11458
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/346 E., 2021/964 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet ,kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, son celseye başka suçtan hükümlü bulunduğu cezaevinden SEGBİS vasıtasıyla bağlanan sanığa SEGBİS aracılığı ile hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceği hususu belirtilmediği gibi, kısa karar ile gerekçeli kararda önceki hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 7242 sayılı Kanun iadesi ile iade edilmesi nedeniyle dosyanın doğrudan Yargıtay'a gönderileceği belirtilerek sanığın kanun yolunda yanıltıldığı cihetle, sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinde bulunan "mahkemenin verdiği cezayı bilmediğim ve yüzüme okunmadığı için temyiz hakkımı kullanamadım" şeklindeki ibarenin eski hale getirme talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek 5271 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinin 16.02.2011 olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz inceleme gününde gerçekleşmiş olduğu ve ele geçen eşyanın bizatihi suç oluşturması sebebiyle müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.