Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5077 E. 2026/7285 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5077
- Karar No
- 2026/7285
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/113 Esas, 2021/ 131 Karar SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2020/113 esas, 2021/131 sayılı kararıyla, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davasının şikâyet yokluğu nedeniyle düşürülmesine, sanık kendini vekille temsil ettirdiğinden vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57733 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57733 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23/09/2021 tarihli ve 2021/1750 esas, 2021/6190 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15/09/2020 tarihli ve 2020/7261 esas, 2020/1094 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesine göre beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesinin mümkün olduğu, ceza davasının şikayetten vazgeçme nedeni ile düşmesine karar verilmesi halinde ise kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın üzerine atılı suçun takibinin şikayete tabi olduğu ve müşteki kurumun şikayetten vazgeçmesini takiben mahkemesince açılan kamu davasının şikayet yokluğu sebebi ile düşmesine, sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden 4.080,00 Türk lirası maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa ödenmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, hakkında düşme kararı verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 309-310.maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre daha dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Bu yola, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Ülke sathında uygulama birliğinin sağlanması ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi amacıyla kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya Mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsî hak niteliğindeki vekâlet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlendiğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.