Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4676 E. 2026/4646 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4676
Karar No
2026/4646
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1579 E., 2024/165 K SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan vekilinin suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Dairemizin 06.06.2023 tarihli ve 2021/3247 Esas, 2023/56318 Karar sayılı ilâmıyla, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen karar onanarak kesinleştiği halde Mahkemece nakil aracı hakkında yeniden hüküm tesis edilmesinin hukuki değerden yoksun, yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin nakil aracına yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53/3-son cümlesindeki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerekirken, bu hüküm dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemli yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; Hükümde yer alan hak yoksunluklarına ilişkin (9.) bendin hükümden çıkartılarak yerine ertelemeye ilişkin (12/c) bentten sonra gelmek üzere "15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53/1-e bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4676, K. 2026/4646, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-4676-e-2026-4646-k-5e20ad42eaed