Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4422 E. 2025/80 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4422
- Karar No
- 2025/80
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/8679 D. İş SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında yoklama kaçağı suçundan yapılan soruşturma sonucunda; Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.10.2023 tarihli ve 2023/16214 Soruşturma ve 2023/11502 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazın, Çorum Sulh Ceza Hakimliğinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/8679 D. İş sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 94660652-105-19-3476-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/56927 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/56927 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, şüphelinin 06/01/2023-21/08/2023 tarihleri arasında yoklama kaçağı kalması nedeniyle Çorum Askerlik Şubesi Müdürlüğünün 24/08/2023 tarihli ve 82286163-903.11-1192682 3249 sayılı suç duyurusu üzerine, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2023 tarihli kararı ile, şüphelinin yoklama kaçağı bulunduğundan dolayı Ankara İl Emniyet Müdürlüğü görevlililerince yakalandığı ve yakalama tutanaklarının da yakalandığı yerler kolluk görevlileri tarafından düzenlendiği göz önüne alındığında idari para cezasını vermeye yetkili makamın Ankara Askerlik Şubesi Başkanlıkları olduğu, bu haliyle şüpheli hakkında usulüne uygun verilmiş, tebliğ edilmiş ve kesinleşmiş bir idari para cezası kararı bulunmadığından şüpheliye atılı yoklama kaçağı kalma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24/3. maddesinde yer alan "İdari para cezası vermeye yetkili makam; askerlik şubesine bizzat müracaat eden yükümlüler için müracaat ettiği, kolluk kuvvetleri tarafından getirilen yükümlüler için ise getirildiği askerlik şubesi başkanı; bunun dışındaki durumlar için ise nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanıdır. Yükümlünün bizzat müracaat ettiği veya getirildiği askerlik şubesi başkanınca uygulanan idari para cezası derhâl yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanlığına bildirilir." şeklindeki ve 20/07/2020 tarihli Askeralma Yönetmeliğinin 101. maddesinin 4. bendindeki ''İdari para cezası vermeye yetkili makam; askerlik şubesine bizzat müracaat eden yükümlüler için müracaat ettiği, kolluk kuvvetleri tarafından getirilen yükümlüler için ise getirildiği askerlik şubesi başkanı; kolluk kuvvetleri tarafından haklarında tutanak tutulma işlemi de dahil diğer durumlar için nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanıdır. Yükümlünün bizzat müracaat ettiği veya getirildiği askerlik şubesi başkanınca uygulanan idari para cezası derhâl yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanlığına bildirilir.'' düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, yükümlü hakkında 15/10/2022 tarihinde Ankara ilinde yakalanması üzerine yoklama kaçağı yakalama tutanağı düzenlenerek yükümlünün serbest bırakıldığı ve anılan tutanağın yukarıda izah edildiği üzere yükümlü hakkında idari yaptırım uygulamaya yetkili, yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer olan Çorum Askerlik Şubesi Başkanlığına gönderilmesini müteakip, yükümlü hakkında Çorum Askerlik Şubesi Başkanlığının 02/12/2022 tarihli ve 2022-2040 sayılı kararı ile 5.229,00 Türk lirası idari para cezasının uygulandığı ve usulüne uygun olarak itiraz edilmeksizin 27/12/2022 tarihinde kesinleştiği ancak yükümlünün 06/01/2023 tarihinde itibaren 227 gün süreyle yoklama kaçağı kaldığının anlaşılması karşısında, yükümlü hakkında usulüne uygun olarak kesinleşmiş idari yaptırım kararı bulunduğundan mevcut delillerin kamu davasının açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1632 sayılı Tebligat Kanun'un 63. maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı/bakaya/saklı suçlarının oluşabilmesi için, öncelikle yükümlülerin kabahat teşkil eden eylemlerine ilişkin kesinleşmiş bir idari para cezasının bulunması gerekmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10. maddesi gereği, tebligat kural olarak şahsın bilinen en son adresinde kendisine yapılır. Aynı Kanun'un 16. maddesine göre, kendilerine tebligat yapılacak aile bireylerine tebligatın geçerli olarak yapılabilmesi için, bu kimselerin tebligat muhatabı ile birlikte aynı konutta (aynı evde, aynı apartman dairesinde) oturmaları gerekir. Aksi hâlde yapılan tebligat usulsüzdür. Somut olayda; Çorum Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.12.2022 tarihli ve 2040 Karar sayılı idari para cezasının kardeşine tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; kardeşiyle aynı konutta oturup oturmadığı ve görünüşe göre tebliğ almaya ehil olup olmadığı hususlarına dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği ve 1632 sayılı Kanun'un 63/1. maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağı anlaşılmıştır. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği re'sen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.