Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4060 E. 2024/6636 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4060
- Karar No
- 2024/6636
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1827 E., 2024/402 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.05.2021 tarihli hükmünün, Dairemizin 11.05.2023 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine, sanığın iş yerinde ele geçen ürünlerin sanığa aidiyeti hususunda ihtilaf bulunmadığına, arama esnasında komşuların bulunmaması iddiasının şekli- nispi hukuka aykırılık niteliğinde olduğuna, hukuka uygun olarak dosyaya sunulan deliller uyarınca suçun işlendiğinin sabit olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık tarafından iş yerinde taklit ürün satıldığının iddia, kendi beyanı, emanet makbuzu, bilirkişi raporu ve arama tutanağından anlaşıldığına, somut olayda yasak delil haricinde de deliller bulunduğuna, sanığın taklit ürünleri iş yerinde satışa çıkardığının aşikar olduğuna, arama kararı haricindeki deliller değerlendirilerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulması gerektiğine, direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Usûlüne göre alınmış bir arama kararı bulunan somut olayda; bu karara ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazın olmadığı, sanığın arama sonucunda ele geçen eşyaların kendisine ait olduğuna ve iş yerinden ele geçirildiğine ilişkin ikrarının mevcut olduğu, Anayasa Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2013/2392 Esas numaralı (...) bireysel başvuru kararında belirtildiği üzere; her ne kadar o yer ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişi hazır bulundurulmadan arama yapılması bir kanuna aykırılık teşkil etmekte ise de; sanığın ikrarının bulunması ve arama işleminin icrasına yönelik bir itirazının bulunmaması karşısında; usûle ilişkin bu eksikliğin, arama işleminin sıhhatini ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin gerçekliğini şüpheli hale getirmediği, usûlüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, Mahkemenin bu yöndeki direnme kararı, yerinde görülmemiştir III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin 11.05.2023 tarihli ve 2023/3355 Esas, 2023/4643 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.