Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/224 E. 2024/11533 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/224
Karar No
2024/11533
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/600 D.iş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheliler hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2023 tarihli ve 2022/37392 Soruşturma, 2023/12838 Esas, 2023/8312 sayılı iddianame tanzim edilmiş olup, Diyarbakır 05.08.2023 tarihli ve 2023/1005 iddianame değerlendirme numarası ile iddianamenin iadesine karar verilmiş, iddianamenin iadesine itiraz edilmesi üzerine Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ve 2023/600 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.12.2023 tarihli ve 94660652-105-21-26756-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/132470 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/132470 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre her ne kadar Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/08/2023 tarihli kararı ile, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17/09/2018 tarihinde düzenlenen iddianamenin 28/09/2018 tarihinde iadesine karar verildiği, iade kararına karşı itiraz yoluna gidilmediği ancak iade kararında geçen eksiklikler hakkında herhangi bir işlem yapılmadan 26/01/2022 tarihinde yeniden iddianame düzenlendiği, iş bu iddianamenin de iade edildiği, bu iade kararına karşı itiraz yoluna gidildiği ancak Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itirazın reddine karar verildiği, verilen son iade kararının üzerine de iade kararındaki eksikliklerin giderilmesi için herhangi bir işlem yapılmadığı ve aynı iddianamenin yeniden düzenlenerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/4. maddesine aykırı davranıldığından bahisle iade kararı verilmiş ise de, Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2018 ve 10/02/2022 tarihli iddianamenin iadesi karar gerekçesinin, birinci olayın suç yerinin Bismil, ikinci olayın suç yerinin Gevaş, altıncı olayın suç yerinin Van, yedinci olayın suç yerinin Batman, sekizinci olayın suç yerinin Siirt Baykan, dokuzuncu olayın suç yerinin Bismil, onuncu olayın suç yerinin Gaziantep olduğundan, 1, 2, 6, 7, 8, 9 ve 10. olaylara ilişkin olarak yetkisizlik kararı yazılması şeklinde belirtildiği, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/07/2023 tarihli iddianamede, şüpheliler hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda teknik takipli olacak şekilde soruşturma işlemlerinin yürütüldüğünün ifade edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan, "(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir. (2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir. (3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir. (4) Birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olur." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda teknik takipli olacak şekilde başlatılan soruşturmada farklı tarihlerde farklı mahkemelerin yetkisi içerisinde bulunan eylemlerin gerçekleşmesi halinde her bir eylemin bağlantılı olacağı, yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebileceği, bu durumun usul ekonomisi yönünden uygun olduğu gibi sanıklar hakkında uygulanacak kanun hükümlerinin doğru bir şekilde tatbik edilmesi yönünden de önem arz edeceği, 5271 sayılı Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, somut olayda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında farklı mahkemelerin yetkisi içerisinde olan eylemler nedeniyle, eylemlerin gerçekleştiği yere yetkisizlik kararı verilmesinin iddianamenin iadesi sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ve 2023/600 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/224, K. 2024/11533, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-224-e-2024-11533-k-a2c9d2ffde67