Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1836 E. 2024/6445 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1836
- Karar No
- 2024/6445
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/277 E., 2023/587 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; suç kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki araçta 26 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık savunmalarında, suça konu sigaraları içmek amacıyla aldığını, bozma ilamı sonrasında, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyecek durumunun olmadığını ifade etmiştir. Sanığa etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtaratın yapıldığı, kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. 1. Suça konu sigaraların yakalanış şekli, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre 26 karton gümrük kaçağı sigaranın ticari miktar ve mahiyette olduğu, kişisel kullanım sınırı dışında kaldığı cihetle, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 12.03.2013 tarihinde sanık hakkında hükmedilen 7 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gereği cezasının 7 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Hususları dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 1. Hükmün 7 numaralı bendinde yer alan "Neticeten 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ifadesinden sonra gelmek üzere " 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gereği cezasının 7 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, 2. Hükmün sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendinde yer alan "cezasının" ibaresinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.